TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celan Adan başkanlığında toplanarak kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak anılan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin görüşmelerine başladı.
Teklifin geneli üzerine söz alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuşmasına Sırrı Süreyya Önder başta olmak üzere barış için çalıştığını belirttiği ve hayatını kaybeden isimleri anarak başladı.
'BİR ASIRLIK KÜRT MESELESİ HUKUKUN ZEMİNİNE TAŞINIYOR'
Görüşülen düzenlemeyi tarihsel bir eşik olarak değerlendiren Bakırhan, "Bugün ülkemizin kaderini ilgilendiren önemli bir gündemi görüşmek için bir aradayız. Bir asırlık Kürt meselesi çatışmanın gölgesinden hukukun zeminine taşınıyor. Biz burada bu tarihe geçişe tanıklık ediyoruz" dedi.
Bakırhan, teklifin Türkiye'nin yeni bir istikamete yönelmesinde başlangıç niteliği taşıdığını, bu sürecin adresinin ise TBMM olması gerektiğini söyledi.
Cumhuriyetin ilk dönemlerinden bugüne Kürt meselesinin olağanüstü yönetim modelleri üzerinden ele alındığını savunan Bakırhan, Takrir-i Sükûn'dan İstiklal Mahkemelerine ve olağanüstü hal uygulamalarına kadar uzanan sürecin bedelini tüm ülkenin ödediğini ifade etti.
'ACI VE İNKÂR DOLU SAYFAYI KAPATMA ŞANSIMIZ VAR'
Bakırhan, bugün meselenin ilk kez gerekçesi bulunan ve Meclis çatısı altında müzakere edilebilen bir yasama diliyle ele alındığını belirterek, "Şimdi acı ve inkâr dolu sayfayı kapatma şansıyla karşı karşıyayız" dedi.
Meclis'in bu meseleyi siyaset ve müzakere yoluyla çözme sorumluluğu bulunduğunu kaydeden Bakırhan, Türkler ile Kürtlerin ortak tarihine vurgu yaptı.
Bakırhan, "Bin yıllık kardeşliğimiz ve Cumhuriyetin kuruluşu bunun kanıtıdır" ifadelerini kullandı.
'BU KÖK YASA KÜRTLERİ HUKUKA DAHİL ETMENİN İLK ADIMIDIR'
Yarım asra yaklaşan çatışmalı sürecin Türkiye'ye ağır bedeller ödettiğini belirten Bakırhan, önlerinde şiddet ve çatışma zemininden çıkılması açısından önemli bir fırsat bulunduğunu savundu.
Bakırhan, "Yüz yıl önce Kürtler hukuk dışına itildi. Bu kök yasa Kürtleri hukuka dahil etmenin ilk adımıdır. Bu kanun teklifiyle beraberliğimizi ve geleceğimizi güçlendirecek önemli bir adım atıyoruz, güçlü bir başlangıç yapıyoruz" diye konuştu.
ÖCALAN'IN 'KURUCU ROLÜNE' VURGU
27 Şubat 2025 tarihinde yapılan "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı"na değinen Bakırhan, Abdullah Öcalan'ın süreçteki rolünün dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, "Bu başlangıca imkân sağlayan Sayın Öcalan'ın bu kurucu rolünün altını önemle çizmek istiyorum. Kendisinin Türkiye çözümünden yana çabalarının ön yargılarla değil, hakkaniyetle görülmesi gerekir" dedi.
Bakırhan ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin süreçte üstlendikleri rolü de önemsediğini ifade etti.
'BU SÜREÇ BÖLÜNMEYE DEĞİL, BÜTÜNLEŞMEYE FIRSAT SUNACAK'
Türkiye'nin bölgesel gelişmeler karşısında Türk-Kürt ilişkilerini yeniden ele alması gerektiğini savunan Bakırhan, sürecin ülkenin bütünlüğüne yönelik bir tehdit olmadığını ifade etti.
Bakırhan, "Bu süreç Türkiye'nin bölünmesine değil bütünleşmesine, ayrışmaya değil ortak yaşamın güçlendirilmesine büyük bir fırsat sunacak. Bu kanun teklifi ise ortak yaşamın siyasi ve hukuki harcının güçlendirilmesine atılan ilk adımdır" dedi.
Türk vatandaşlara da seslenen Bakırhan, "Bu süreçten sizden eksilen hiçbir şey yoktur, olmayacak. Ülkenin bütünlüğü ve değerleri asla müzakere konusu değildir. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis'in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır" ifadelerini kullandı.
'EVLATLARIN HATIRASINA EN BÜYÜK HÜRMET, BAŞKA EVLATLARIN ÖLMEMESİDİR'
Çatışmalarda yakınlarını kaybeden ailelere de seslenen Bakırhan, yeni acıların yaşanmamasının esas hedef olması gerektiğini söyledi.
"Evlatlarınızın hatırasına gösterilecek en büyük hürmet, başka hiçbir evladın ölmemesi ve zarar görmemesidir" diyen Bakırhan, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşanan tüm acıların ortak olduğunu ifade etti.
EKİM AYI İÇİN DEMOKRATİKLEŞME ÇAĞRISI
Kanun teklifinin yalnızca ilk aşama olduğunu vurgulayan Bakırhan, sürecin demokratikleşme, hukuk ve eşit yurttaşlık alanında atılacak yeni adımlarla devam etmesi gerektiğini söyledi.
Bakırhan, "İlk adımı anlamlı kılacak şey ikinci adımdan, yani ekim ayında Meclis açıldığında demokrasiyi, hukuku, eşitliği yol edinerek demokratikleşmeyi sağlamaktır" dedi.
Ekim ayında Meclis'in önceliğinin demokratik entegrasyon, özgürlükler ve hukukun üstünlüğünü güçlendirecek yasal düzenlemeler olması gerektiğini ifade etti.
'MEKKE DÖNEMİ PSİKOLOJİSİNDEN MEDİNE DÖNEMİ AKLINA GEÇMELİYİZ'
Türkiye siyasetindeki kutuplaşmayı da eleştiren Bakırhan, farklı siyasi grupların birbirlerini tehdit olarak görmesinin aşılması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, "Türkiye siyaseti uzun süredir 'Mekke dönemi' psikolojisi yaşıyor. Oysa Türkiye'nin ihtiyacı farklılıkların bir güvenlik tehdidi olmadığı, ortak çıkarlar temelinde siyasi ve sosyal birlikteliğin ve adaletin sağlandığı 'Medine dönemi' aklıdır" ifadelerini kullandı.
'ÇATIŞMAYA AKAN KAYNAK OKULA, HASTANEYE VE ÜRETİME AKACAK'
Sürecin ekonomik sonuçlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, çatışmanın sona ermesiyle güvenlik harcamalarının azaltılarak eğitim, sağlık ve üretime daha fazla kaynak aktarılabileceğini savundu.
Bakırhan, "Her yıl 50 milyar dolar artık acıları çoğaltan çatışmaya değil, bereketi çoğaltan ekonomiye gidecek. İnşallah çatışmaya akan kaynak okula, hastaneye, üretime akacak" dedi.
'BU METNİ NE GÖZÜ KAPALI KUTSUYORUZ NE DE EKSİK DİYE REDDEDİYORUZ'
Kanun teklifinin eksikleri bulunduğunu da ifade eden Bakırhan, ana dil, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi konularındaki taleplerin devam ettiğini söyledi.
Bakırhan, "Bu metnin değerini teslim ediyor, eksiğini açıkça söylüyoruz. Bu yasada şüphesiz eksikler, eleştirilecek yönler de var. Fakat ilk aşamanın ölçütleriyle nihai çözümün ölçütlerini birbirine karıştırmamalıyız" dedi.
İlk aşamanın temel amacının çatışmadan hukuk zeminine geçişi mümkün kılmak olduğunu ifade etti.
'O ÇATI DEMOKRATİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ'DİR'
Süreci bir evin inşasına benzeten Bakırhan, bugün görüşülen teklifin yalnızca temel olduğunu belirtti.
Bakırhan, "Temel tek başına ev değildir. Katları örmek, odaları kurmak, en sonunda çatıyı çakmak gerekecektir. O çatı Demokratik Türkiye Cumhuriyeti'dir. Taşıyıcı kolonları hukuk devleti, eşit yurttaşlık, demokratik siyaset ve toplumsal barıştır" ifadelerini kullandı.
'ORTAK VE EŞİT YAŞAMIMIZ BAKİ OLSUN'
Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Devlet Bahçeli, Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu, Mahmut Arıkan, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan başta olmak üzere teklifte imzası bulunan siyasi parti liderleri ve milletvekillerine teşekkür eden Bakırhan, kanun teklifine destek çağrısı yaptı.
Bakırhan, "Bu kanun teklifinin altına düşülen imzalar bir daha hiçbir zaman silahın konuşmadığı bir geleceğin ilk mührü olsun. Bu mühür bozulmasın, bu barış kalıcı olsun. Ortak ve eşit yaşamımız baki olsun" dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın konuşmasını MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli alkışladı.
Kaynak : PERRE

