Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
CHP'de yaşanan mutlak butlan tartışmalarına değinen Bakırhan, siyasi aktörlere çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı:
"CHP içindeki her aktörü, söylediği her sözün sonuçlarını düşünmeye davet ediyoruz. Onun için samimiyetle uyarıyoruz; bugün rakibine yapıştırdığın etiket, yarın senin yakanı tutacak elin provasıdır. Siyaset, bugünün öfkesiyle değil, yarının yüzleşmesiyle yapılır. Unutmayalım ki bir partinin kapısı kırıldığında, aslında siyasetin kapısı kırılır ve toplumun siyaset kurumuna dair umut ve güveni aşınır. Tarafların buna uygun hareket etmelerini bekliyoruz. CHP'nin bu fırtınadan bütünlüklü çıkarak gemiyi limana yanaştırmasını temenni ediyoruz."
"Yaşananlar Sadece Bir Partinin Meselesi Değil"
Konuşmasının devamında Türkiye'nin demokrasi tecrübesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, yaşanan sürecin yalnızca bir siyasi partiyi ilgilendirmediğini belirtti.
Bakırhan, "Bugün yaşananlar ne bir tesadüftür ne de yalnızca tek bir partinin meselesidir. Cumhuriyet, yönetimi hanedandan alıp halka verme iddiasıyla büyük bir tarihsel kapı açtı. Ancak o kapıdan toplumun bütün renkleri, bütün dilleri, bütün inançları ve bütün kimlikleri eşit biçimde geçirilemedi. Cumhuriyetin tarihi bize şunu gösterdi: Bu ülke, her kritik eşikte demokrasiyi büyütmek yerine çoğu zaman siyaseti daraltan yolları tercih etti" dedi.
"Butlan Kararı Hukuki Meselenin Ötesindedir"
CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına ilişkin görüşlerini de paylaşan Bakırhan, söz konusu kararın demokratik siyaset açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bakırhan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Ana muhalefet partisi CHP'ye karşı istinaf mahkemesinin verdiği mutlak butlan kararı ve genel merkezin kolluk şiddetiyle basılması, bu krizin en çıplak yüzü oldu. Butlan kararı, salt hukuki bir meselenin çok ötesindedir. Bu karar, demokratik siyaseti dışarıdan zorla şekillendirme girişimidir. Kimse bize başka hikâye anlatmasın. Siyaseti yargı kararnamesiyle şekillendirmek, demokrasiyi prosedürün arkasına saklayarak etkisizleştirmektir. Kimse 'bu bir yargı kararıdır' diyerek 86 milyona cambaza bak oyunu oynamasın. Türkiye'de bu rejimin en yakın tanığı da sanığı da şahidi de biziz. Hiçbir zaman cambaza bakmadık, bundan böyle de bakmayacağız."
Kaynak : PERRE


alt="Slayt 2">

