Genel Başkan Çelik, Çalışma izni verilen yabancı çobanlar için işverenlerin 5510 sayılı Kanun kapsamında SGK yükümlülüklerini yerine getirmeleri zorunluluğu bulunduğuna dikkat çekerek "Yabancı çoban için çalışma izni, SGK primi, ücret, konaklama ve diğer yan giderler işletme maliyetlerini artırmaktadır. Sürü yöneticisi desteğinden yararlanılması durumunda dahi sağlanan destek, yabancı çobanların ücret, SGK primi, barınma ve diğer istihdam maliyetlerini karşılamaya yetmemekte; bu nedenle işletmeler için yabancı iş gücü istihdamının toplam maliyeti yüksek kalabilmektedir." dedi.

Yabancı çobanların önemli bir kısmının sürü yöneticisi sertifikasına sahip olmadığını belirten Çelik, sertifika programlarının Türkçe olarak yürütülmesinden dolayı, yabancı çobanların eğitim ve sınav süreçlerine katılmaları, teknik terimleri anlamaları ve belgelendirme şartlarını sağlamalarının güçleşmekte olduğunu ifade etti.

Çelik, sorunun çözümü için yalnızca çalışma izni verilmesinin yeterli olmadığını ve yabancı çobanların mesleki yeterliliklerinin geliştirilmesine yönelik özel eğitim programlarının oluşturulması gerektiğini belirterek bu nedenle eğitim programlarının uygulamalı ağırlıklı olarak yeniden yapılandırılması, çok dilli eğitim materyallerinin hazırlanması ve görsel içeriklerin artırılmasının önem taşıdığını söyledi.

Öte yandan yabancı çobanlara çalışma izni verilmesinin sektörün acil iş gücü ihtiyacını karşılaması bakımından gerekli olduğunu belirten Çelik, ayrıca küçükbaş hayvancılığın sürdürülebilirliği için asıl çözümün yerli sürü yöneticilerinin yetiştirilmesi, sosyal güvencelerinin güçlendirilmesi ve çobanlık mesleğinin cazibesinin artırılması olduğunu ifade etti.

Küçükbaş hayvancılıkta iş gücü yetersizliğinin yalnızca Türkiye'ye özgü bir sorun olmadığını ve koyunculukta ileri ülkelerin büyük çoğunluğunda benzer sorunlarla karşı karşıya kalındığını söyleyen Çelik "Sürdürülebilir bir sürü yöneticiliği sistemi, yalnızca kurslardan ibaret olmayıp, eğitimden istihdama ve kariyer gelişimine kadar uzanan uzun vadeli bir insan kaynağı politikasını gerektirmektedir." dedi.

Çelik, çobanlığın kurumsal bir meslek olarak yapılandırılamamış olmasına vurgu yaparak şunları söyledi;

" Ülkemizde "Sürü Yönetimi Elemanı Benim" projesi başta olmak üzere yürütülen çalışmalar küçükbaş hayvancılık sektöründe nitelikli insan kaynağı ihtiyacına dikkat çekmesi ve çok sayıda yetiştiriciye eğitim ulaştırması bakımından önemli başarı sağlamıştır. Ancak bu çalışmalar ağırlıklı olarak sertifika odaklı bir yapı olarak kalmıştır. Bu nedenle önümüzdeki süreçte uygulamalı eğitime dayalı, mezun izleme sistemi bulunan, gençlere yönelik teşvik mekanizmaları içeren, dijital hayvancılık teknolojilerini kapsayan, sosyal güvence ve kariyer gelişimini destekleyen kalıcı bir "Ulusal Sürü Yöneticiliği Eğitimi" modeline geçilmesinin, sektörün uzun vadeli iş gücü ihtiyacının karşılanması açısından daha etkili bir yaklaşım olacağı kanaatindeyiz." dedi.

 

Kaynak : PERRE