Göktaş, mizahi üslubunu cezaevinden yaptığı paylaşımda da sürdürürken, "Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım." ifadelerini kullandı.
CEZAEVİ GÜNLERİNİ MİZAHİ DİLLE ANLATTI
Paylaşımında cezaevinden selam gönderen Göktaş, günlük yaşamını esprili bir dille aktardı. Dünya Kupası yayınlarıyla birlikte kendisini 2002 yılında okuldan eve maça yetişmeye çalışan çocukluğuna dönmüş gibi hissettiğini belirten Göktaş, televizyon reklamlarına da mizahi göndermelerde bulundu.
TRT 2 yayınlarına da değinen Göktaş, Abbas Kiarostami'nin "Kirazın Tadı" filminin kendisine iyi geldiğini belirterek, cezaevindeki yemeklerin ODTÜ yemekhanesini hatırlattığını söyledi. Dışarıdayken günde yaklaşık 1,5 öğün yemek yediğini ifade eden Göktaş, cezaevinde vakit geçirmek için öğün sayısını artırdığını ve diş fırçalama alışkanlığını da günde ikiye çıkardığını anlattı.

"ŞANLI DİRENİŞİM YAKLAŞIK 4 SANİYE SÜRDÜ"
Kendi isteğiyle dönüp teslim olduğunu belirten Göktaş, buna rağmen kendisine ters kelepçe yapılmak istendiğini söyledi.
Göktaş, "Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım, ne yapayım?" ifadeleriyle gözaltı sürecini mizahi bir dille anlattı. Ters kelepçeli görüntülerinin çekilmesine de değinen Göktaş, bu anları "restoranda yemek yiyecekken masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığı" benzetmesiyle eleştirdi.
"BU MEMURLAR SIRF SİZ İSTİYORSUNUZ DİYE KÖTÜ POLİS ROLÜ YAPIYOR"
Vatan Emniyet'teki koşulları da eleştiren Göktaş, binanın fiziki şartlarının kötü olduğunu, çalışanların sıcaktan zorlandığını ve klimaların yeterli olmadığını söyledi.
Göktaş, "Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı, müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın." sözleriyle hem sistemi hem de çalışma koşullarını eleştirdi. Göktaş, emniyette geçirdiği kısa sürecin ardından "Behzat Ç." ve "Bir Zamanlar Anadolu'da" yapımlarının kurmaca değil, adeta belgesel gibi olduğunu düşündüğünü de ifade etti.
AİLESİNE İLİŞKİN SÖZLERİNE AÇIKLIK GETİRDİ
Paylaşımında gösterisinde ailesiyle ilgili anlattığı bölümlere de açıklık getiren Göktaş, annesi ve babasına dair sözlerinin mizahi kurgunun parçası olduğunu belirtti.
Anne ve babasını "can dostları" olarak nitelendiren Göktaş, onların hiçbir zaman kendisine baskı yapmadığını, beklenti yüklemediğini ve kararlarına destek olduğunu söyledi. Göktaş, "Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de." ifadeleriyle ailesine sevgisini dile getirdi.
"YEDİ YIL BOYUNCA MUHTEŞEM BİR HAYAT YAŞADIM"
Stand-up serüvenine de değinen Göktaş, 25 yaşına kadar içe dönük, karamsar ve her şeyden şikâyet eden biri olduğunu belirterek, komedyenlik sayesinde binlerce insanla birlikte güldüğünü, çok sayıda arkadaş edindiğini ve sevgi dolu bir hayat yaşadığını anlattı.
Göktaş, hobi düzeyinde 20 seyirciye stand-up yapmanın bile kendisini mutlu edeceğini düşünürken, yıllar içinde yüzlerce gösteride binlerce insanla buluştuğunu belirtti.

"EN ZARARSIZ CÜMLELERİ BİLE SİLMEKTEN SIKILDIM"
Gösterisini neden yayınladığına da değinen Göktaş, politik mizah yaptığını söyleyen biri olarak bazı cümleleri yanlış anlaşılma veya manipülasyon kaygısıyla silmekten yorulduğunu söyledi.
Göktaş, "Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, 'politik mizah' yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile 'ama bunu yanlış anlarlar mı?', 'burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?' kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım." ifadelerini kullandı.
Bu sıkıntının korkusunu aştığını belirten Göktaş, gözaltı gecesi götürüldüğü hastanede kendisini görünce heyecanla el sallayan 70 yaşındaki bir kadının kendisini derinden etkilediğini söyledi.
"HALK BENİ ANLADI VE BAŞIMA İŞLER GELDİ"
Paylaşımının en dikkat çeken bölümünde Göktaş, yaşadığı süreci yine mizahi bir cümleyle özetledi.
Göktaş, "'Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi' diye beklerken, 'Halk beni anladı ve başıma işler geldi' oldu. WIN-WIN." dedi. Kendisini anlayan, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese teşekkür eden Göktaş, paylaşımını "Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick'i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar." sözleriyle tamamladı.
Kaynak : PERRE



