Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un ardından partisinin alternatif yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı.
Baş, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme" başlığını taşıyan 13 maddelik önerisinde, toplumsal bütünleşmenin yalnızca terör ve ceza hukuku üzerinden ele alınamayacağını ortaya koyan ekonomi, adalet, eğitim, sağlık, göç ve dış politika başlıklarına yer verdi.
İLK MADDE: 'ÜNİTER YAPI VE ATATÜRK İLKELERİ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR'
Hüseyin Baş'ın açıkladığı önerinin ilk maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter devlet yapısı ile Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri vurgulandı.
Baş, "Devletimizin üniter yapısı, Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri kırmızı çizgimizdir" ifadelerini kullandı.
MADENLER İÇİN 'DEVLET-MİLLET ORTAKLIĞI' ÖNERİSİ
İkinci maddede Türkiye'nin maden kaynaklarına ilişkin yaklaşımını açıklayan Baş, yabancılara ve iktidara yakın çevrelere verildiğini savunduğu madenlerin geri alınmasını önerdi.
Baş, söz konusu kaynakların "devlet-millet ortaklığı" modeliyle işletilmesini ve elde edilen gelirlerin vatandaşlık maaşı olarak halka dağıtılmasını teklif etti.
ÖZELLEŞTİRİLEN FABRİKALARIN YENİDEN DEVLETLEŞTİRİLMESİNİ İSTEDİ
Üçüncü maddede özelleştirme politikalarını eleştiren Baş, devlet tarafından özelleştirmeler yoluyla elden çıkarılan fabrikaların yeniden devletleştirilmesini ve bölgesel istihdamın güçlendirilmesini önerdi.
Gençlerin istihdama katılmasının önemine dikkat çeken Baş, iş sahibi olan gençlerin yasa dışı yapıların istismarına daha kapalı hale geleceğini savundu.
'GELİR ADALETİYLE DEVLET-MİLLET BAĞI GÜÇLENDİRİLMELİ'
Baş'ın dördüncü maddesi ekonomi politikalarına ayrıldı.
BTP'nin parti programında yer alan "Milli Ekonomi Modeli" kapsamında gelir dağılımında adalet sağlayacak politikaların uygulanmasını isteyen Baş, vatandaşlar arasındaki adaletsizlik duygusunun azaltılması ve devlet ile millet arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE KUVVETLER AYRILIĞI VURGUSU
13 maddelik önerinin beşinci ve altıncı maddelerinde yargı sistemi yer aldı.
Baş, yargı bağımsızlığının güvence altına alınmasını, kuvvetler ayrılığı ilkesinin gerçek anlamda yeniden tesis edilmesini ve hiç kimsenin kendisini yargının veya Anayasa'nın üzerinde göremeyeceği bir düzen oluşturulmasını istedi.
Yargıdaki siyasallaşmanın sona erdirilmesi gerektiğini savunan Baş, vatandaşların "adalet var" duygusunu yeniden kazanmasının devlete duyulan güven açısından temel önemde olduğunu belirtti.
'KÖY OKULLARI YENİDEN AÇILMALI'
Baş'ın yedinci maddesinde eğitim politikaları yer aldı.
Köy okullarının yeniden faaliyete geçirilmesini isteyen Baş, "Okulsuz köy kalmamalı" görüşünü dile getirdi.
Eğitimde fırsat eşitliğinin anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Baş, ülkenin her bölgesinde eşit eğitim imkânları oluşturularak bölgesel dezavantajların ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti.
SAĞLIK HİZMETLERİNDE 'BÖLGE FARKI OLMAMALI'
Sekizinci maddede sağlık hizmetlerine erişimi gündeme getiren Baş, vatandaşların yaşadıkları bölgeye göre farklı standartlarda sağlık hizmeti almaması gerektiğini söyledi.
Baş, sağlık hizmetlerinin ülke genelinde eşit kalitede sunulmasını ve sağlık hizmetlerine erişimde bölgesel farklılıkların ortadan kaldırılmasını önerdi.
MİLLİ BİRLİK İÇİN EĞİTİM VE YAYIN FAALİYETLERİ ÖNERİSİ
Dokuzuncu maddede milli birlik ve beraberlik konusuna yer veren Baş, toplumun ortak paydalarının ön plana çıkarılmasını istedi.
Bu doğrultuda yayınlar ve eğitim faaliyetleri gerçekleştirilmesini öneren Baş, toplumsal bütünleşmenin ortak değerlerin güçlendirilmesiyle mümkün olacağını savundu.
'TERÖR SUÇLARI İÇİN AF TEKLİF DAHİ EDİLEMEZ'
Baş'ın önerisinin en dikkat çeken maddelerinden biri ise 10'uncu madde oldu.
Türkiye'ye karşı dış güçlerin planlarının parçası olarak hareket ettiğini ifade ettiği ve Türk askerine, polisine, öğretmenine, doktoruna silah doğrultan kişi veya gruplara af getirilmesine kesin şekilde karşı çıkan Baş, şu ifadeleri kullandı:
"Dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarının bir parçası olarak Türk askerine, polisine, öğretmenine, doktoruna vesaire silah doğrultmuş hiç kimse ve hiçbir grup için af söz konusu olamaz, teklif dahi edilemez."
KAÇAK GÖÇMENLER İÇİN 'HUKUK ÇERÇEVESİNDE GERİ GÖNDERME' ÖNERİSİ
11'inci maddede göç politikalarını ele alan Baş, kontrolsüz dış göçün Türkiye'nin demografik yapısını etkilediğini savundu.
Kontrolsüz göçün önlenmesini isteyen Baş, Türkiye'de bulunan kaçak göçmenlerin hukuk kuralları çerçevesinde ülkelerine gönderilmesi gerektiğini ifade etti.
ULUSAL GÜVENLİĞİ TEHDİT EDEN ÜLKELERLE İLİŞKİLER GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
12'nci maddede dış politikaya ilişkin önerilerini açıklayan Baş, Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit eden ülkelerle ilişkilerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Baş, gerekli görülmesi halinde bu ülkelere karşı siyasi ve diplomatik adımlar atılması gerektiğini belirtti.
SON MADDE: 'KOMŞULARLA İYİ İLİŞKİLER KURULMALI'
13 maddelik önerinin son bölümünde ise Türkiye'nin komşularıyla ilişkileri ele alındı.
Baş, Türkiye'nin komşu ülkelerle iyi ilişkiler kurarak bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması için gereken adımları atması gerektiğini ifade etti.
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın açıkladığı 13 maddelik öneri; terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme tartışmasını yalnızca ceza hukuku düzenlemeleri üzerinden değil, gelir dağılımı, üretim, istihdam, eğitim, sağlık, adalet, göç ve dış politika başlıkları üzerinden ele alan alternatif bir siyasi program olarak kamuoyuna sunuldu.
Kaynak : PERRE

