İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin "Sahadan Sandığa" eğitim programı kapsamında Adıyaman'da basın açıklaması yaptı. İYİ Parti Adıyaman İl Başkanlığının katkılarıyla hazırlanan açıklamada Yücel, Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal sorunlarının yanı sıra Adıyaman'ın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecini, esnafın yaşadığı sıkıntıları, tarımsal üretimi, tütün üreticilerinin sorunlarını ve turizm yatırımlarını değerlendirdi.
"Sahadan Sandığa" programının teşkilat yapısını güçlendirmeyi ve partinin politikalarını vatandaşlara daha etkili biçimde ulaştırmayı amaçladığını belirten Yücel, saha organizasyonu, sosyal medya kullanımı, siyasi iletişim ve dezenformasyonla mücadele alanlarında teşkilatların yetkinliklerini artırmaya çalıştıklarını ifade etti. Siyasetin yalnızca seçim dönemlerinde vatandaşın kapısını çalmaktan ibaret olmadığını dile getiren Yücel, sorunların yerinde tespit edilmesi ve üniversiteler, meslek kuruluşları ile sivil toplum örgütleriyle istişare edilerek kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini kaydetti.

YÜCEL'DEN EKONOMİK KRİZ VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU
Türkiye'nin derinleşen bir ekonomik ve yönetim krizi yaşadığını savunan Yücel, toplumun farklı kesimlerinin ortak sorununun geçim sıkıntısı olduğunu söyledi. Üreticilerin artan maliyetlerle, esnafın borçlarla, emeklilerin ve çalışanların ise hayat pahalılığıyla mücadele ettiğini belirten Yücel, kamu denetimi altındaki fonlarla ilgili gündeme gelen iddiaların da devlet kurumlarına duyulan güven ve denetim mekanizmalarının işleyişi açısından tartışmalara yol açtığını ifade etti.
Basın kuruluşlarına yönelik baskılar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) üzerinden yürütülen kayyum uygulamalarına da değinen Yücel, basın özgürlüğünün ve hukuk devletinin korunması gerektiğini söyledi. Halk TV'ye yönelik uygulamalar üzerinden değerlendirmelerde bulunan Yücel, fonlarla ilgili iddiaları araştıran gazetecilerin, akademisyenlerin ve vatandaşların sorularına yanıt verilmesi gerektiğini savundu.
Yücel, "Basını susturmakla, gerçeklerin üzerini örtmekle milletimizin sorunları çözülemez. Devletin görevi eleştirel sesleri bastırmak değil; hukuku üstün kılmak, yolsuzlukları önlemek ve milletine hesap vermektir" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin yönetim sistemini de eleştiren Yücel, 16 Nisan 2017'deki anayasa değişikliğiyle kuvvetler ayrılığından kuvvetler birliğine geçildiğini ileri sürdü. Yürütmenin yasama ve yargı üzerindeki etkisinin basına yönelik baskılar ve yargı süreçleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yücel, İYİ Parti olarak parlamenter demokrasiyi yeniden işler hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi.
"ADIYAMAN'DA BİNA YAPMAKLA ŞEHİR KURULMAZ"
6 Şubat depremlerinin Adıyaman'da bıraktığı yaraların hala kapanmadığını belirten Yücel, depremde hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi. Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen yeniden yapılanma sürecinde çözülmesi gereken önemli sorunlar bulunduğunu ifade eden Yücel, özellikle İndere başta olmak üzere yeni yerleşim alanlarında ulaşım, altyapı, sağlık ve sosyal donatı ihtiyaçlarının karşılanmasının önemine dikkat çekti.
Deprem konutlarının tamamlanmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Yücel, şehrin ekonomik ve sosyal hayatıyla birlikte yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini söyledi.
Bina yapmakla şehir kurulmaz" diyen Yücel, bir şehrin yolları, suyu, sağlık ve eğitim hizmetleri, çarşısı, üretimi ve sosyal hayatıyla bir bütün olduğunu vurguladı.
Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odasının da gündeme getirdiği işletmelerin finansman ve kredi geri ödeme sorunlarına değinen Yücel, esnafın yüksek kiralar, biriken borçlar ve azalan alım gücü nedeniyle zorlandığını ifade etti. Deprem bölgesindeki işletmelerin kredi borçlarının yeniden yapılandırılması, gerekli erteleme ve desteklerin sağlanması gerektiğini belirten Yücel, ticaretin ve istihdamın canlandırılması için özel bir ekonomik toparlanma programı uygulanmasını önerdi.

ADIYAMAN'IN TURİZM POTANSİYELİNE DİKKAT ÇEKTİ
Adıyaman'ın tarihî ve kültürel mirasıyla önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirten Yücel, Nemrut Dağı, Kommagene uygarlığının eserleri, Kahta Kalesi, Cendere Köprüsü, Arsemia Antik Kenti, Karakuş Tümülüsü ve Perre Antik Kenti gibi değerlerin kentin kalkınmasında daha etkin kullanılabileceğini söyledi.
Adıyaman'ın turizm gelirlerinden hak ettiği payı alabilmesi için ziyaretçilerin kentte daha uzun süre konaklamasının sağlanması gerektiğini dile getiren Yücel, Nemrut ve Kahta başta olmak üzere turizm güzergahlarının iyileştirilmesi, ulaşım ve çevre düzenlemelerinin geliştirilmesi, ziyaretçi hizmetlerinin artırılması ve nitelikli konaklama yatırımlarının teşvik edilmesi çağrısında bulundu.
Yücel, tarihî ve kültürel alanları birbirine bağlayan bütüncül turizm rotalarının oluşturulmasını, beş yıldızlı otellerin ve nitelikli konaklama tesislerinin desteklenmesini istedi. Adıyaman'ın yalnızca günübirlik ziyaret edilen bir şehir olmaktan çıkarılarak ziyaretçilerin birkaç gün konakladığı uluslararası bir kültür ve turizm merkezine dönüştürülmesi gerektiğini belirten Yücel, kentin tarihî zenginliğinin vatandaşların refahına katkı sağlaması gerektiğini ifade etti.
TARIMSAL ÜRETİM VE ÇİFTÇİNİN MALİYETLERİ GÜNDEMDE
Adıyaman'ın tarımsal üretim potansiyeline de değinen Yücel, çiftçilerin mazot, gübre, tohum, tarım ilacı, elektrik, sulama ve işçilik maliyetleri nedeniyle zorlandığını söyledi. Üretim maliyetlerini düşürecek desteklerin artırılması, sulama yatırımlarının hızlandırılması, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin uygun koşullarda finansmana erişiminin sağlanması gerektiğini kaydetti.
Badem, üzüm, zeytin ve diğer tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi, markalaştırılması ve pazarlanmasına yönelik çalışmaların desteklenmesini isteyen Yücel, Adıyaman Üniversitesi başta olmak üzere bilimsel kuruluşların bilgi birikiminin tarımsal verimliliği ve ürünlerin katma değerini artıracak projelerde değerlendirilmesini önerdi.
Yücel, çiftçinin desteklenmesinin yalnızca ekonomik bir tercih olmadığını, gıda güvenliği ve ekonomik bağımsızlık açısından da zorunluluk taşıdığını belirtti.

TÜTÜN ÜRETİCİLERİNİN FİYAT VE MALİYET SORUNLARINI GÜNDEME GETİRDİ
Adıyaman'da önemli bir geçim kaynağı olan tütün üreticilerinin sorunlarını da değerlendiren Yücel, Kuyulu ve Turuş başta olmak üzere üretimin yoğun olduğu bölgelerde çiftçilerin artan maliyetlere rağmen ürünlerini hak ettikleri fiyatlardan satamadıklarını savundu.
Kahta Ziraat Odasının açıklamalarına atıfta bulunan Yücel, 2025 yılında kilogramı 230 liradan alınan tütün için 2026 yılında açıklanan 260 liralık fiyatın, üretim maliyetlerindeki artış karşısında yetersiz kaldığını ifade etti. Mazot, gübre, ilaç, işçilik ve tütün filesi maliyetlerindeki yükselişin üreticileri zorladığını belirten Yücel, tütün alım fiyatlarının üretim maliyetleri ve çiftçinin makul kazancı dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Üreticilerin pazarlık gücünü artıracak kooperatifleşme modellerinin desteklenmesini isteyen Yücel, alım ve pazarlama süreçlerinde şeffaflığın sağlanması ve sözleşmeli üretimde çiftçi haklarının korunması çağrısında bulundu. Tütün üreticilerinin finansman, girdi temini ve pazarlama sorunlarına kalıcı çözümler geliştirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Adıyaman'ın kalkınmasının deprem sonrası yeniden yapılanma, tarım, turizm, sanayi, ticaret ve istihdam başlıklarının birlikte ele alınmasıyla mümkün olabileceğini belirten Yücel, kentin kaynakları, yetişmiş insan gücü ve üretim tecrübesi bulunduğunu; ihtiyaç duyulanın ise doğru planlama, liyakatli yönetim, yatırım ve güven olduğunu ifade etti.

"MİLLETİ YENİDEN İKTİDAR YAPACAĞIZ"
Basın açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmelerde Türkiye'nin siyasi gündemine de değinen Yücel, İYİ Parti'nin millî birlik ve üniter devlet yapısının korunması konusundaki tutumunu sürdürdüğünü söyledi. Kürt vatandaşlarla herhangi bir sorunlarının olmadığını belirten Yücel, itirazlarının terör örgütleriyle yürütüldüğünü düşündükleri siyasi süreçlere yönelik olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin üniter yapısının ve vatandaşların hukuk önündeki eşitliğinin pazarlık konusu yapılamayacağını savunan Yücel, ülkenin birlik ve beraberliğinin korunması gerektiğini dile getirdi. "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin eleştirilerinde ise sürecin arkasında dış güçlerin bulunduğunu ileri sürdü.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin siyasi gündeme ilişkin tutumunu da eleştiren Yücel, ekonomik sorunların ve fonlarla ilgili iddiaların kamuoyunda yeterince tartışılmadığını savundu. Milletin öncelikli gündeminin yoksulluk ve geçim sıkıntısı olduğunu söyleyen Yücel, ilk seçimde mevcut yönetim sistemini değiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
İYİ Parti'nin yetişmiş ve liyakatli kadrolarıyla Türkiye'yi yönetmeye hazır olduğunu ifade eden Yücel, "Milleti yeniden iktidar yapacağız. Kuvvetler ayrımı ilkesinin işlediği parlamenter demokrasiyi yeniden Türkiye'de işler hale getireceğiz" dedi.
Kaynak : PERRE

