AHLAKİ DEĞERLER ÖNEM TAŞIYOR

Dünyanın teknoloji ve yapay zekâ başta olmak üzere birçok alanda hızla değiştiğine dikkat çeken Yılmaz, bu süreçte çocukların geleceğe hazırlanmasının aileler, öğretmenler ve toplum açısından önemli bir sorumluluk olduğunu kaydetti.

Gelecekte güçlü olmanın yalnızca teknolojik imkânlara, gelişmiş bilgisayarlara veya büyük yapılara sahip olmakla mümkün olmadığını belirten Yılmaz, iyi yetişmiş, bilinçli, vicdanlı ve ülkesine bağlı bireylerin önemine işaret etti.

Çocukların yalnızca okul başarısı ve sınav notlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, dürüstlük, adalet, merhamet, doğru sözlülük, hak yememek ve güçsüzlere yardım etmek gibi değerlerin küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini ifade etti. Yılmaz, mesleki bilgi ve yeteneğin ahlaki değerlerle desteklenmemesi durumunda bu birikimin insanlığın zararına kullanılabileceğini belirtti.

SORGULAYAN VE ÜRETEN BİR GENÇLİK

Çocukların bilgi ve beceri bakımından da donanımlı yetiştirilmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, bilgiyi sorgulamadan kabul eden ve ekran başında yalnızca başkalarının ürettiklerini tüketen bir gençliğin geleceğin dünyasında yeterli başarıyı sağlayamayacağını dile getirdi.

Çocukların merak etme, soru sorma, araştırma yapma ve kendi imkânlarıyla üretme becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz; yabancı dil öğrenme, kitap okuma, teknolojinin çalışma mantığını anlama ve karşılaşılan sorunları sabırla çözme alışkanlıklarının önemini vurguladı.

Yılmaz, çocukların dünyadaki akranlarıyla rekabet edebilecek bilgi ve özgüvene sahip olması gerektiğini ifade etti.

MİLLİ BİLİNÇ VE TOPLUMSAL SORUMLULUK

Çocukların tarihlerini, kültürlerini ve toplumsal değerlerini tanımasının önemine değinen Yılmaz, kişinin kendi köklerini bilmesinin dış etkiler karşısında bilinçli hareket etmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Ülkeye ve millete bağlılığın yalnızca sözle ifade edilmemesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, bu bilincin ülkenin sorunlarına duyarlı olmak, vatanın kıymetini bilmek ve gerektiğinde sorumluluk üstlenmekle anlam kazandığını ifade etti. Yılmaz, gençlerin yurt dışında eğitim görmeleri veya uluslararası şirketlerde çalışmaları durumunda da ülkelerine hizmet etme düşüncesini korumaları gerektiğini dile getirdi.

Çocuklara başarının yalnızca para kazanmak, lüks bir yaşam sürmek veya sosyal medyada beğeni toplamak olmadığının anlatılması gerektiğini belirten Yılmaz, başkalarının hayatına dokunmanın, ihtiyaç sahiplerine destek olmanın ve toplum için kalıcı iyilikler yapmanın da başarı ve mutluluğun önemli bir parçası olduğunu kaydetti.

Yılmaz, insanlara değer veren, komşularını gözeten, doğayı koruyan ve işini hakkıyla yapan bireylerin topluma katkı sunduğunu ifade ederek, toplumsal faydanın çocukların yetişme sürecinde temel hedeflerden biri olması gerektiğini vurguladı.

AİLELER VE EĞİTİMCİLER ÖRNEK OLMALI

Ahlaklı, donanımlı ve sorumluluk sahibi bir neslin yalnızca öğütlerle yetiştirilemeyeceğine dikkat çeken Yılmaz, çocukların yetişkinlerin davranışlarını örnek aldığını belirtti. Anne babaların, öğretmenlerin ve toplumdaki diğer bireylerin dürüstlük ve çalışkanlık gibi değerleri öncelikle kendi davranışlarıyla göstermesi gerektiğini ifade etti.

Çocukların fikirlerinin dinlenmesi, onlara güvenilmesi, hata yaptıklarında desteklenmeleri ve yeteneklerini geliştirebilecekleri fırsatların sunulması gerektiğini kaydeden Yılmaz, bu yaklaşımın çocukların potansiyellerini ortaya çıkarmalarına katkı sağlayacağını belirtti.

Yılmaz, ahlaklı, bilgi ve beceri sahibi, ülkesine bağlı ve topluma faydalı bireyler yetiştirmenin sabır, sevgi ve emek gerektiren uzun bir süreç olduğunu ifade ederek, aklını ve vicdanını birlikte kullanabilen bir neslin ülkenin geleceği açısından önem taşıdığını dile getirdi.

Kaynak : PERRE