Özel, konuşmasının başlangıcında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, siyasi parti temsilcileri, Alevi ve Bektaşi derneklerinin yöneticileri ile programa katılanları selamladı. Rahatsızlığı nedeniyle programa katılamayan Hacı Bektaş Dergahı Postnişi Veliyettin Ulusoy'a da geçmiş olsun dileklerini iletti.

ÖZEL: HÜNKAR HALA BUGÜNE IŞIK TUTUYOR

Özel, törende ödüle layık görülen isimleri kutlayarak konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yine bu yıl ödüle layık görülen Bedriye Poyraz hocamızı, sevgili Işık Çuhacıoğlu'nu ve en kıymetli emaneti, bizimle birlikte siyaset yapan, Aleviler en zor günlerini yaşadıkları yakın tarihteki dönemlerde Alevi örgütlerine hizmet eden, partileşme süreci gibi etkin bir karşı duruşu, dik duruşu gösteren ve bu anlamlı günde Demokrasi ve Barış Ödülü'ne layık görülen sevgili Mustafa Timisi'yi de tüm ödül alanlarla birlikte kutluyorum. 755 sene önce Hakk'a yürüyen ama hala öğretileri ile bugünümüze ışık tutan Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin huzurlarındayız. Yasını da sevincini de birbirine ortak eden, lokmasını paylaşan, dili, dini, rengi ne olursa olsun iyilerin iyi olduğuna inanan cümle canları sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bir kez daha hoş geldiniz."

ÖZEL: BURADA YAŞANAN 200 YILLIK TRAVMA BAŞIMIZA GELDİ

Özel, Hacı Bektaş Dergahı'nın yönetimine ilişkin tarihsel sürece değinerek şunları söyledi:

"Üç yıl önce, Genel Başkan seçilmeden hemen önce buradaydım. Genel Başkan seçildikten sonra da üç yıldır burada sizlerle birlikte olmaya gayret ettim. Nasip oldu, bu güzel geceyi de hep birlikte paylaşıyoruz. Bu yıl da Alevi Bektaşi yolunun muhipleri, siz değerli dostlarla birlikteyiz. Bu kez Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş son Genel Başkanı sıfatıyla değil, YENİ Parti'nin Genel Başkanı olarak sizleri büyük bir heyecanla selamlıyorum. Bu süreçte ki biraz önce Sayın Eş Genel Başkan vurguladı, geçen yılki metinlerimizde bizlerin de vardı. Biraz önce Sayın Genel Başkan'ın da söylediği gibi 200 yıl önce buranın yönetimini Alevilerden alıp devletin el koyması, yani devletin bir kuruma 'Burayı sen, senin seçtiğin, senin karar verdiğin değil de benim atadığım yönetecek' demesi 200 yıllık bir travma olarak duruyor. Bunu Türkiye'de yerel yönetimlerde yaşadık. Şimdi de siyasette ilk kez bir siyasi partinin başına geldi. Ancak hep biliyoruz ki Alevi kurumları, yöneticileri ve tüm Aleviler atanmışların değil, seçilmişlerin yanında yer aldılar; tarihin hep doğru tarafında yer aldılar."

ÖZEL: ZALİMLERE KARŞI ADALETİN YANINDA DURANLARSINIZ

Alevi toplumunun tarih boyunca yaşadığı acılara değinen Özel, şöyle konuştu:

"Bu kadim toprakların vicdanını, irfanını, kardeşliğini omuzlarında taşıyan sevgili canlar bugün sizin misafiriniziz. Hacı Bektaş'tayız, Horasan'dan Anadolu'ya uzanan büyük yürüyüşün menzilindeyiz. Asırlardır gönülden gönüle geçen bir erdemin mekanındayız. Sizler Kerbela'dan Maraş'a, Madımak'tan Çorum'a gadre uğrayan ama kini ve nefreti değil, sevgiyi ve hoşgörü büyüten, acıyı içine gömenlersiniz. Sizler evlatlarınıza geçmişin feryadını değil, geleceğin umudunu miras bırakanlarsınız. Bizler sizden öğrendik ki yol, cümleden uludur. Yol, cümlemizden uludur. Yol, yolculardan da uludur. Aslolan yolda olmaktır. Biliriz ki bu yol, insanı insana kul etmez. Bu yol, kötülüğe karşı kötülük yapmayı asla öğütlemez. Biliriz ki yolda yürüyenler mazlum olur ama asla zalim olmazlar. İşte sizler bir asır önce Mustafa Kemal Paşa'ya omuz veren, Samsun'dan başladığı yürüyüşünde menzili Ankara'ya varıp orada kuruluş ve kurtuluşun adımlarını atmadan önce uğradığı bu son durakta, Hacı Bektaş'ta ona maddi ve manevi destek olanların bugünkü devamları, temsilcileri, evlatları ve torunlarısınız. Kurtuluşta da kuruluşta da en ön safta yer alan, bugün de zalimlere karşı adaletin yanında duranlarsınız."

ÖZEL: CAMİ İBADETHANE İSE CEMEVİ DE İBADETHANEDİR

Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerine ilişkin konuşan Özel, cemevlerinin statüsü ve Aleviliğin kamusal alanda ele alınış biçimine yönelik eleştirilerde bulundu:

"Bunlara rağmen bir gün bile dönüp 'Bize borcunuz var' deyip borçlu olduğunuzu bize hatırlatmadınız. Ama bilmeliyiz ki bu devleti bugüne kadar yönetenler, bugün yönetenler ve gelecekte yönetecek olanlar bu ülkenin size borcunu bilmeli, bu bilinçte olmalıdırlar. Aynı vergiyi verip aynı hakkı alamayanlarsınız. Eşitsizliği yüreğinde en derinden hissedenlersiniz. Bu eşitliği sağlamak için buradan cesaretle ve kararlılıkla ifade etmek gerekir ki cami ibadethane ise cemevi de ibadethanedir. Alevilik bir kültür değil; bir inanç, semah müzik değil; bir ibadettir. Sünnilerin Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olduğu ve Aleviliğin bir kültür gibi görülüp Kültür Bakanlığı'na bağlanması apaçık bir ayrımcılıktır, bunu reddediyoruz."

Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buraya birkaç gün önce gelip, yine bir paralel tören düzenlemek ve orada Alevilik'e kültür benzetmesi yapmak, ayrımcılığı derinleştirmekten başka hiçbir amaca hizmet etmez. Aleviler 'Devlet bana eşit davranmıyor' diyorsa devletin 'Davranıyorum' demesi ya da 'Eşitsin' demesi kıymetli değildir. Kıymetli olan, eşitliği herkesin kalbinde hissetmesidir. Genel Başkan olarak kürsüye çıktığım ilk grup toplantısında söylediğim gibi, Türkiye'de son Alevi 'Eşitsizliğe uğruyorum, haksızlığa uğruyorum, kendimi tam olarak eşit vatandaş hissetmiyorum' demeyene kadar bu eşitsizlikle mücadele etmek boynumuzun borcudur, namus borcumuzdur. Bu yüzden YENİ Parti Genel Başkanı sıfatıyla bu borcu bir kez daha kendime, siyaset arkadaşlarıma, Türkiye'yi gelecekte birlikte yöneteceğimiz tüm demokratlara hatırlatırken; sizlerden rızalık istiyorum. Size söz veriyorum; iktidar olacağız, hep beraber iktidar olacağız ve Alevilerden bu rızalığı isteyeceğiz. Rızalarını alacağız."

ÖZEL: KENDİLERİNE AĞIR GELENİ BAŞKASINA YAPMAYANLAR BU ÜLKEYİ KURTARACAK

Özel, toplumsal barış ve birlikte yaşam vurgusu yaparak şöyle konuştu:

"Biliriz ki iyilik makamı siyasetin değil, vicdanın terazisindedir. Eğer bu ülke kurtulacaksa, bu ülke kötülüklerden arınacaksa Alevisiyle - Sünnisiyle, Kürdüyle - Türküyle, etnik kökeni ne olursa olsun bu topraklar üzerinde eşit hakları olan, atalarının eşit emeği, eşit kanı olan, yarınları birlikte olan bizlerin birlikte kalp gözüyle bakmamızla, nefis karanlığını marifet ışığıyla aydınlatmamızla mümkündür. Kendilerine ağır geleni başkasına yapmayanlar bu ülkeyi kurtaracak. Bu ülke 'Bir olalım, iri olalım, diri olalım' sözünü laf olsun diye söyleyenlerle değil, bunun gereğini yapanların birlikteliğiyle kurtulacak."

ÖZEL'DEN CEMEVLERİ İÇİN ANAHTAR TALİMATI

Özel, konuşmasında Ekrem İmamoğlu'na da değinerek, YENİ Parti'ye geçen veya kendileriyle birlikte hareket ettiğini ifade eden belediye başkanlarına cemevlerinin yönetimine ilişkin çağrıda bulundu:

"Değerli canlar, Hacıbektaş'a da hizmetleri biraz önce ifade edilen, bu törenin yapılmasında katkısı olan ve hepimizin çok sevdiği, çok özlediği Ekrem İmamoğlu Başkanımızı bir kez de Hacıbektaş'tan özlemle selamlıyoruz. Geçen sene mart ayının 19'unda onu aramızdan aldılar. Sadece onu değil, belediyemizin belediye meclis üyelerini, bürokratlarını, ilçe belediye başkanlarımızı, ilçe bürokratlarımızı aldılar. Bugün 500 günden fazladır suçsuz yere hapiste tutulanlar var. Aylardır ağır siyasi saldırılar altındayız. Kendi çıkarı için ailelere, evlatlara, annelere, babalara zulmeden bir kötülüğü yaşıyoruz. Ama biz devletin gücüyle millete saldıranlara karşı sizlerden güç alıyor, sizlerin vicdanına sığınıyoruz."

Özel, cemevlerinin anahtarlarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

"Doğrudan talimatımdır; demokratik yönetilen, Alevilerin ve Bektaşilerin kurumlarıyla irtibata geçilsin, herhangi bir sorun varsa değerli genel başkanlarla irtibata geçilsin ve burada o anahtar gönül rahatlığıyla, gönül gözü açık olan Alevilere teslim edilsin."

ÖZEL: BUGÜNÜN MAĞDURU OLSAK DA YARININ ZALİMİ OLMAYACAĞIZ

Özel, iktidar değişikliği halinde rövanşist bir anlayış benimsemeyeceklerini belirterek şunları söyledi:

"Yürüdüğümüz yolu Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin, Pir Sultan Abdal'ın, Abdal Musa'nın, Mevlana'nın, Yunus Emre'nin ve nice eren ve evliyaların öğretileri ile aydınlatmaya devam edeceğiz. Biz doğru olacağız, dost kapısını açık tutacağız. Ama yolumuzdan asla dönmeyeceğiz. Zalimlerin kibrinin esiri olanlara karşı da dimdik duracağız. İncitiliyoruz, haksızlığa uğruyoruz ama incinsek de incitmemeye söz veriyoruz."

Özel, şöyle devam etti:

"Madem ki seçimler yakındır, madem ki bu kadar zulmün karşısında zulmedenlere bugüne kadar oy verenler, 'Ya bu iktidar değiştiğinde acaba benzer şey bu sefer bize doğru gelir mi?' diyenlere Hünkar Hacı Bektaş'ın huzurundan namus sözümüzdür. Bugünün mağduru olsak da yarının zalimi olmayacağız, gördüğümüz kötülüğü gönlümüze gömüp Türkiye'nin yarınlarını kardeşlikle kucaklayacağız."

ÖZEL: ZALİMİN ASIL KORKUSU MAZLUMLARIN EL ELE OLMASIDIR

Toplumsal kutuplaşmaya karşı birlik çağrısı yapan Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Yıllardır bizi birbirimizden uzaklaştırmaya, uzak tutmaya çalışıyorlar. Türk'ü Kürt'ten, Alevi'yi Sünni'den ayırıyorlar. Muhafazakar, seküler diye bizi bölmeye uğraşıyorlar. Komşuyu komşuya kuşkuyla baktırtıp, bu gerilimden siyasi rant bekliyorlar. Çünkü biliyorlar ki bu millet birbirinin elini tuttuğu gün, korku siyaseti bitecektir."

Özel, "Zalimin en büyük korkusu mazlumun öfkesi değil, zalimin asıl korkusu mazlumların birbirini bulması, diğerinin elini tutması, koluna girmesidir" dedi.

ÖZEL: KİMSE ŞÜPHEYE DÜŞMESİN, BAŞARACAĞIZ

Konuşmasının sonunda birlik mesajı veren Özel, şunları söyledi:

"Kimse birbirine benzemek zorunda değil ama herkes birbirine sahip çıkmak zorunda. Zalimin en büyük korkusu mazlumun öfkesi değil, zalimin asıl korkusu mazlumların birbirini bulması, diğerinin elini tutması, koluna girmesidir."

Özel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"O yüzden kimse bu iktidarda, bundan sonra ömür verecek bir başka gelişme olur mu diye birbirinden şüpheye düşmesin. Benim şüphem yok ki; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte başaracağız. Hep birlikte başaracağız. Buraya çok zaman geçmeden verdiği sözleri tutmak üzere gelen muhalefetin değil, iktidarın temsilcileri olarak sizlerle kucaklaşacağız. Hepinizi aşk ile selamlıyorum. İyi ki varsınız."

Kaynak : PERRE