PKK lideri Abdullah Öcalan'ın "Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi ittifakı" üzerinden yaptığı değerlendirmelere tepki amacıyla yayımlanan "Alevi Aydınlar Bildirgesi"ne yeni imzalar eklendi.
İlk olarak aralarında eski milletvekilleri, akademisyenler, yazarlar, sanatçılar ve Alevi kurumlarının eski yöneticilerinin de bulunduğu 53 kişi tarafından imzalanan bildirgeye, farklı Alevi ve Bektaşi ocaklarından 44 kişi daha destek açıkladı.
Yeni imzalarla birlikte bildirgeyi destekleyenlerin sayısı 97'ye yükseldi.
"BARIŞ, HUZUR VE KARDEŞLİK İÇİN DESTEKLİYORUZ"
Alevi ocakları mensuplarının imzaladığı destek metninde şu ifadelere yer verildi:
"31 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan Alevi Aydınlar Bildirgesi'ndeki haklı endişeleri paylaşıyor, bildirgede ifade edilen talepleri daimi bir barış, huzur ve kardeşlik için destekliyoruz."
Yeni destekçiler arasında Hızır Şamut Baba, Sultan Sinemilli, Ağuiçen, Şah İbrahim Veli, Kureşan, Baba Mansur, Güvenç Abdal, Hıdır Abdal, Dede Kargın, Arzuman, Ali Dost, Kızıldeli Seyit Ali Sultan, Sarısalık, Derviş Cemal ve Şeyh Ahmet Dede ocaklarının mensupları bulunuyor.
"ARKAİK VE KANLI İTTİFAKI REDDEDİYORUZ"
İlk bildirgede, Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi üzerinden yapılan tarihsel göndermelerin Aleviler açısından kaygı verici olduğu belirtilmişti.
Bildirgede, "Yavuz Selim ve İdris-i Bitlisi referanslı arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz. Kürt sorunundan kaynaklı şiddet ortamından uzaklaşmak istenirken ülkemizdeki ve Suriye'deki Alevileri kaygılandıracak hiçbir dil ve söylemi kabul etmiyoruz." denilmişti.
44 YENİ İMZACI
Bildirgeye destek veren 44 yeni isim ve mensubu oldukları ocaklar şöyle:
Abbas Ulusoy - Hızır Şamut Baba Ocağı
Ali Dedeoğlu - Sultan Sinemilli Ocağı
Ali İhsan Argunşah - Ağuiçen Ocağı
Ali Rıza Yıldırım - Şah İbrahim Veli Ocağı
Ali Tamaç (Bava Şervan) - Kureşan Ocağı
Ali Yeral - Arap Alevi dedesi, EHDAV Genel Başkanı
Ali Yoleri - Baba Mansur Ocağı
Aliyar Özcan - Kureşan Ocağı
Aşık Esrafi - Seyit Battal Gazi evladı
Aziz Güler - Ağuiçen Ocağı
Baki Düzgün - Baba Mansur Ocağı
Emrah Çolak - Güvenç Abdal Ocağı
Erdal Gül - Kureşan Ocağı
Ergül Şanlı - Dede Kargın Ocağı
Ethem Evisan - Sultan Sinemilli Ocağı
Ethem Uğurlu - Hıdır Abdal Ocağı
Garip Bozkurt - Kureşan Ocağı
Gönül Erenler - Baba Mansur Ocağı
Gürsoy Bakır - Hıdır Abdal Ocağı
Hasan Doğan - Cemal Abdal Ocağı
Hasan Şahin - Kureşan Ocağı
Hüseyin Aldoğan - Sultan Sinemilli Ocağı
Hüseyin Eren - Arzuman Ocağı
İsmail İlhan - Ağuiçen Ocağı
İsmail Toprak - Ali Dost Ocağı
Kamber Çakmak - Kureşan Ocağı
Kemal Kılıç - Ağuiçen Ocağı
Mansur Yalçın - Baba Mansur Ocağı
Mehmet Ali Göçer - Baba Mansur Ocağı
Mehmet Elibol - Seyit Garip Musa Ocağı
Mehmet Güzel - Kureşan Ocağı
Metin Ataç - Kureşan Ocağı
Murat Bulut - Ali Dost Ocağı
Musa Kazım Engin - Kureşan Ocağı
Mustafa Sazcı - Kızıldeli Seyit Ali Sultan Ocağı
Nursel Özsaltık Gezici - Sarısalık Ocağı
Onur Erdem - Kureşan Ocağı
Orhan Firik - Derviş Cemal Ocağı
Sedat Korkmaz - Baba Mansur Ocağı
Sefa Öztürk - Güvenç Abdal Ocağı
Serdar Yıldız - Ağuiçen Ocağı
Şahan Düzgün - Şeyh Ahmet Dede Ocağı
Vedat Tekten - Ağuiçen Ocağı
Yüksel Yıldırım - Baba Mansur Ocağı
NE OLMUŞTU?
Aralarında eski milletvekilleri, akademisyenler, sanatçılar, gazeteciler ve Alevi kurumlarının eski yöneticilerinin bulunduğu 53 kişi, 31 Ağustos 2026 tarihinde "Alevi Aydınlar Bildirgesi"ni yayımlamıştı.
Bildirgede, Kürt sorunundan kaynaklanan çatışma ve şiddet ortamının sona erdirilmesine yönelik girişimlerin önemsendiği belirtilerek, silahlardan arındırılmış ve demokratik hukuk kuralları içerisinde ilerleyen bir barış sürecinin desteklendiği ifade edilmişti.
Buna karşın Öcalan'ın Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi arasındaki tarihsel ilişkiye gönderme yapan sözlerinin, Alevi toplumunda kaygıya yol açtığı savunulmuştu.
"TARİHİN KANLI BİR SÜRECİNİN REFERANS GÖSTERİLMESİ KAYGI VERİCİ"
Bildirgenin ilgili bölümünde şu ifadeler kullanılmıştı:
"TBMM'de barış ve kardeşlikten söz edilirken, tarihin kanlı bir sürecini referans gösteren İmralı merkezli açıklamalar, barışık bir toplum inşasına dair güven ve inandırıcılıktan uzaktır. Bu açıklamalara karşı sürecin paydaşları ve uzlaşı bileşenlerinden herhangi bir tepki verilmemesi, barış ve kardeşlik isteyenleri kaygılandırmaktadır."
Metinde, Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi arasındaki iş birliğinin tarihsel sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere yer verilerek, bu ilişkinin günümüz siyaseti açısından örnek gösterilmesinin insan hakları, evrensel değerler ve barış anlayışıyla bağdaşmadığı ileri sürülmüştü.
ALEVİ KURUMLARINA VE DEMOKRATİK ÇEVRELERE ÇAĞRI
Bildirgeyi yayımlayan isimler, Alevi kurumları ve aydınları ile sol, sosyalist ve demokrat çevrelere çağrıda bulunarak barış sürecinde Alevilerin kaygılarını gözeten, demokratik hakları güvence altına alan bir yaklaşım benimsenmesini istemişti.
Bildirgede yer alan talepler üç başlık altında şöyle ifade edilmişti:
"Yavuz Selim ve İdris-i Bitlisi referanslı arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz. Kürt sorunundan kaynaklı şiddet ortamından uzaklaşmak istenirken ülkemizdeki ve Suriye'deki Alevileri kaygılandıracak hiçbir dil ve söylemi kabul etmiyoruz.
Bu süreçte tüm Alevi kurum ve aydınlarını, sol, sosyalist ve demokrat çevreleri; demokratik yasal hakların güvenceye alınacağı barış ve kardeşlik için daha duyarlı olmaya çağırıyoruz.
Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki yasal çalışmaları önemsiyoruz ancak 16. yüzyıldan kalma arkaik ve kanlı bir referansla çözümü reddediyoruz. Evrensel değerlerle inşa edilecek demokratik ve seküler bir geleceğin, başta Türkiye olmak üzere Orta Doğu'daki tüm toplumların yararına olacağına inanıyoruz."
Kaynak : PERRE