Deniz Yavuzyılmaz’dan Çin davası çıkışı: Yıllık 100 milyon dolar risk, Bakan Bolat’a istifa çağrısı

ANKARA (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - YENİ Parti Zonguldak Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Grup Sözcüsü Deniz Yavuzyılmaz, Çin menşeli otomobillere yönelik ek vergiler ve ithalat koşulları nedeniyle Dünya Ticaret Örgütü'nde (DTÖ) yürütülen uyuşmazlıkta Türkiye aleyhine verilen panel bulgularını belgeleriyle gündeme taşıdı. Türkiye'nin tazminat veya ticari misilleme riskiyle karşı karşıya olduğunu savunan Yavuzyılmaz, kendi hesaplamalarına göre yıllık maliyetin en az 100 milyon doları bulabileceğini belirtti. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ı sürecin sorumlusu olarak gösteren Yavuzyılmaz, temyiz başvurusunun yapılmasını ve Bolat'ın istifa etmesini istedi.

GÜNCEL - 15-09-2026 00:46

'ÇİN OTOMOBİLLERİ DAVASINI KAYBETTİ'

Yavuzyılmaz, 14 Eylül'de X hesabından yaptığı seri paylaşımlarda, "AKP, Dünya Ticaret Örgütü'ndeki 'Çin otomobilleri' davasını kaybetti!" ifadelerini kullandı. Açıklamasına dayanak olarak WT/DS629/R numaralı, 122 sayfalık panel raporunun İngilizce bölümlerini ve Türkçe çevirilerini yayımladı.

BYD'ye yatırım teşviki kapsamında önemli vergi avantajları sağlanmasına rağmen şirketin Türkiye'de yatırımını gerçekleştirmediğini ileri süren Yavuzyılmaz, diğer Çinli otomobil şirketlerine uygulanan ek vergilerin de uluslararası uyuşmazlığa dönüştüğünü belirtti. İki yılda araçların ek vergi oranlarının beş kez değiştirildiğini savunarak hükümetin otomotiv ithalatı politikasını eleştirdi.

YILLIK MALİYET HESABINI AÇIKLADI, BOLAT'I İSTİFAYA ÇAĞIRDI

Yavuzyılmaz, hesapladıkları yıllık en az 100 milyon dolarlık maliyetin, paylaşımında kullandığı kurla 4 milyar 486 milyon liraya karşılık geldiğini ifade etti. Çin'in zararının karşılanmasını talep edebileceğini veya ticari misilleme yoluna gidebileceğini savundu.

Temyiz için son günün 26 Eylül 2026 olduğunu belirten Yavuzyılmaz, Bakan Bolat'a bir an önce başvuru yapılması çağrısında bulundu. Bolat'ın siyasi sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunan Yavuzyılmaz, "Ondan önce de bir zahmet istifa edin!" dedi.

100 MİLYON DOLARLIK KESİNLEŞMİŞ TAZMİNAT KARARI BULUNMUYOR

Yavuzyılmaz'ın açıkladığı tutar, Türkiye'nin karşılaşabileceğini öne sürdüğü yıllık maliyete ilişkin kendi hesaplamasını oluşturuyor. Bu rakamı, DTÖ tarafından hükmedilmiş ve kesinleşmiş bir tazminat olarak değerlendirmemek gerekiyor.

DTÖ uyuşmazlık çözüm sisteminde panelin bir uygulamayı kurallara aykırı bulması, doğrudan belirli miktarda para cezası veya tazminat ödenmesini gerektirmiyor. Sistemin öncelikli amacı, aykırı bulunan tedbirin kaldırılması veya yükümlülüklere uygun hale getirilmesi.

Kararların uygulanmaması halinde telafi görüşmeleri ve ticari tavizlerin askıya alınması gündeme gelebiliyor. Telafi, taraflar arasında müzakere edilen ve DTÖ kurallarıyla uyumlu olması gereken geçici bir çözüm niteliği taşıyor. Ticari misilleme ise DTÖ'nün ilgili organının yetkilendirmesine bağlı bulunuyor. Misillemenin düzeyi konusunda anlaşmazlık yaşanması halinde ayrıca tahkim süreci işletilebiliyor.

Dolayısıyla Türkiye açısından tartışılan risk, panel raporuyla birlikte hemen tahsil edilecek bir tazminattan ziyade, uyuşmazlığın sonraki aşamalarında ortaya çıkabilecek ticari ve ekonomik sonuçları kapsıyor.

ELEKTRİKLİ VE BELİRLİ HİBRİT ARAÇLARDA TÜRKİYE ALEYHİNE BULGULAR

Yavuzyılmaz, ikinci paylaşımında panelin hangi başlıklarda Çin'i haklı bulduğunu ayrıntılarıyla anlattı. Elektrikli araçlar ve belirli hibrit araçlara uygulanan ek vergilerin, Türkiye'nin DTÖ kapsamında taahhüt ettiği tarife sınırlarını aştığının belirlendiğini aktardı.

Ek vergilerin insan, hayvan ve bitki yaşamı ile sağlığını korumak için gerekli olduğu yönündeki savunmanın kabul edilmediğini ifade eden Yavuzyılmaz, doğal kaynakların korunmasına ilişkin gerekçenin de yeterince kanıtlanamadığını belirtti.

İthalat İzin Belgesi Sistemi kapsamında servis, yetkili temsilci, çağrı merkezi ve bataryaya ilişkin getirilen koşullara da değinen Yavuzyılmaz, Çin'den gelen araçların yerli araçlara göre daha olumsuz muameleye tabi tutulduğunun değerlendirildiğini kaydetti.

ÇİN'İN BÜTÜN İTİRAZLARI KABUL EDİLMEDİ

Yavuzyılmaz, Türkiye lehine sonuçlanan başlıkları da kamuoyuyla paylaştı. Serbest ticaret anlaşması yapılan ülkelerden gelen araçların ek vergiden muaf tutulmasının Venezuela istisnası dışında uygun bulunduğunu belirtti.

Çin'in, içten yanmalı araçlara uygulanan ek vergilerin ilgili tarife hükümlerine aykırılığını ortaya koyamadığını, belirli 34 tarife pozisyonunun dışında kalan bazı hibrit araçlara ilişkin itirazlarının da kabul edilmediğini aktardı.

İthalat izin sisteminde ihlal tespit edilmesinin ardından Çin'in bu sisteme yönelik diğer iddialarının ayrıca incelenmesine gerek görülmediğini ifade eden Yavuzyılmaz, panelin Türkiye'den aykırılık tespit edilen tedbirleri DTÖ kurallarına uygun hale getirmesini istediğini bildirdi.

UYUŞMAZLIĞIN TARAFLARI TÜRKİYE VE ÇİN

DTÖ'nün resmi kayıtlarına göre süreç, Çin'in 8 Ekim 2024'te Türkiye'den istişare talep etmesiyle başladı. Başvuruda elektrikli araçlara ve diğer bazı otomobillere uygulanan ek vergiler, ithalat izin koşulları ve yatırım teşvik belgesi kapsamında sağlanan vergi muafiyeti yer aldı.

Çin, 16 Ocak 2025'te panel kurulmasını istedi. Panel 24 Şubat 2025'te oluşturuldu; rapor 28 Temmuz 2026'da üyelere dağıtıldı. Hukuki uyuşmazlık, bir şirketin Türkiye'ye karşı açtığı yatırım tazminatı davasından farklı olarak, iki DTÖ üyesi devlet arasındaki ticaret tedbirlerine ilişkin yürütülüyor.

Resmi karar özetinde, elektrikli araçlar ile belirli hibrit araçlarda tarife yükümlülüklerinin ihlal edildiği ve ithalat izin sisteminin Çin menşeli araçları yerli araçlara göre dezavantajlı duruma getirdiği belirtiliyor. Buna karşılık içten yanmalı araçlar, bazı hibrit araçlar ve serbest ticaret anlaşmalarından kaynaklanan muafiyetler konusunda Çin'in iddialarının tamamı kabul edilmiyor.

BAKANLIK: YERLİ ÜRETİMİ VE TÜKETİCİYİ KORUYORUZ

Ticaret Bakanlığı, raporun yayımlanmasının ardından 29 Temmuz'da yaptığı açıklamada, otomotiv sektöründeki tedbirlerin yerli üretimin devamını, elektrikli araçlara geçişi, tüketici güvenliğini ve kamu sağlığını korumayı amaçladığını bildirmişti.

Bakanlık, raporda Türkiye lehine değerlendirmeler bulunduğunu, bazı tedbirlerde ise uygulama usul ve esasları bakımından yerli üretimin korunması amacının belirleyici görüldüğünü belirtmişti. Panelin bazı değerlendirmelerine katılmadığını açıklayan Bakanlık, raporun son 30 yıldaki teknolojik gelişmeleri ve otomotiv sektörünün elektrikli araçlara dönüşümünü yeterince dikkate almadığını savunmuştu.

Aşırı sübvansiyonlar ve fazla üretim kapasitesinin uluslararası rekabeti bozabildiğine dikkat çeken Bakanlık, ticaret politikası araçlarının milli ekonomiyi korumak amacıyla kullanılmasını meşru ve gerekli gördüğünü ifade etmişti.

HUKUKİ İTİRAZ SÜRECİNE DİKKAT ÇEKTİ

Bakanlık aynı açıklamada, panel raporunun nihai nitelik taşımadığını vurgulayarak hukuken isabetli bulmadığı hususlarda DTÖ mekanizmaları kapsamında gözden geçirme hakkını kullanacağını duyurmuştu.

Yavuzyılmaz'ın açıklamaları ise panel bulgularının ekonomik sonuçları kadar, hükümetin hukuki itiraz sürecini nasıl yöneteceği ve uygulanan ticaret politikasının siyasi sorumluluğu üzerinde yoğunlaştı.

Kaynak : PERRE

Günün Diğer Haberleri