Erbakan: Türkiye NATO Zirvesi’nde ev sahibi olarak oturduğu masadan garson olarak kalktı

ANKARA (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 15 Temmuz darbe girişimi, NATO Zirvesi, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

SİYASET - 16-07-2026 14:15

Erbakan, Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ni sert sözlerle eleştirerek, "Türkiye, NATO Zirvesi'nde masaya ev sahibi olarak oturdu ama garson olarak kalktı" dedi.

15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ ANDI

Basın toplantısındaki konuşmasına 15 Temmuz darbe girişiminde hayatını kaybedenleri anarak başlayan Erbakan, darbe girişiminin önlenebilir olduğunu savundu.

FETÖ'nün devlet içerisinde güç kazanmasının uzun yıllara yayılan siyasi tercihler sonucunda gerçekleştiğini öne süren Erbakan, iktidarın bu süreçte ciddi ihmalleri bulunduğunu ifade etti.

Erbakan, "15 Temmuz bir gecede ortaya çıkmış bir hadise değildir. Bunun 15-20 yıllık bir geçmişi vardır. Maalesef yıllar boyu mevcut iktidar devlet kadrolarını günlük siyasi hesaplarla, belirli yapılara teslim etti. Sonrasında da 'aldatıldık' diyerek sorumluluktan kaçmaya çalıştı ama devleti yönetenlerin 'aldatıldık' diyerek bu şekilde büyük yanlışları yaptıktan sonra sorumluluktan kaçmaları mümkün değildir" dedi.

"MİLLİ GÖRÜŞ'ÜN UYARILARI DİKKATE ALINSAYDI O KARA GECE YAŞANMAYABİLİRDİ"

FETÖ'nün devlet yapılanmasına ilişkin eleştirilerini sürdüren Erbakan, yaşanan sürecin Milli Görüş çizgisinden uzaklaşılmasıyla başladığını savundu.

Erbakan, "Bütün yanlışlar aslında siz Milli Görüş gömleğini çıkarttıktan sonra başladı. FETÖ'nün devlete sızması, yapılanması, ittifak yapılması da Milli Görüş gömleğinin çıkartılması ile oldu. Milli Görüş'ün çıktığı kaba maalesef FETÖ dolduruldu ve yaşananlar da bunun bir sonucudur. Milli Görüş'ün yıllarca yaptığı uyarılar dikkate alınsaydı o kara gece yaşanmayabilirdi" ifadelerini kullandı.

FETÖ ile mücadelenin yalnızca örgütün alt kademeleriyle sınırlı kaldığını ileri süren Erbakan, gerçek bir hesaplaşma için piramidin en üstündeki ihanet katmanının yargılanması gerektiğini söyledi. Erbakan, bu süreçte adalet ilkesinden de asla vazgeçilmemesi gerektiğini belirtti.

"NATO ZİRVESİ'NDE TÜRKİYE'YE UYGULANAN YAPTIRIMLAR KONUŞULMADI"

Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ni de değerlendiren Fatih Erbakan, zirvenin kamuoyuna diplomatik başarı olarak sunulduğunu ancak Türkiye açısından somut bir kazanım elde edilemediğini savundu.

Zirve süresince siyasi sonuçlardan çok organizasyonun, protokol görüntülerinin ve liderlere sunulan yemeklerin konuşulduğunu belirten Erbakan, "Magazin konuşuldu ama siyaset konuşulmadı. Türkiye'ye uygulanan yaptırımlar, savunma sanayi alanındaki sorunlar gündeme getirilmedi" dedi.

"MİLYARLARCA LİRA HARCANDI, MİLLETE GELİNCE KAYNAK YOK"

Erbakan, zirve organizasyonu için yapılan harcamaları da eleştirerek, kamu kaynaklarının öncelik sıralamasına tepki gösterdi. "Sadece NATO liderlerinin gözü boyanacak diye milyarlarca lira harcandı. Millete gelince kaynak bulunamıyor" diyen Erbakan, zirve için yapılan hazırlıkların maliyetine dikkat çekti.

Erbakan, "Sırf NATO liderlerinin gözü boyanacak diye iki gün sonra çöpe atılacak panolara, tabelalara, billboardlara 181 milyon lira harcandı ve aynı zamanda yol yapımları, VIP havalimanlarının yapılması, konuk evleri derken 2 günlük zirvenin faturası 15 milyar liraya yaklaştı. Ankara'ya elbet hizmet yapılsın ama Ankaralıların bu hizmetlere kavuşabilmesi için illa Trump'ın mı Ankara'ya gelmesi gerekiyordu?" ifadelerini kullandı.

"VATANDAŞIN SEFALETİ PERDELERLE ÖRTÜLDÜ"

Hükümetin zirve sürecinde Ankara'daki bazı görüntüleri perdelemeye çalıştığını ileri süren Erbakan, bunun Türkiye'nin ekonomik gerçeklerini gizlemeye yetmeyeceğini söyledi.

Erbakan, "Hükümet yıkıntıları, gecekonduları perdelerle, vatandaşın sefaletini ise mahalleye giriş engelleri ile örttü. Halbuki bu zirveye gelen liderler Türkiye'nin gayri safi millî hasılasını, dış borcunu, iç borcunu, ödemekle yükümlü olduğu borç faizlerini, asgari ücreti, emekli maaşını, Türkiye'deki açlık ve yoksulluk sınırını çok iyi biliyorlar" dedi. Söz konusu ekonomik tablonun perdelerle gizlenemeyeceğini belirten Erbakan, liderlerin Türkiye'deki açlık ve sefaletin boyutunu resmî verilerden bildiğini ifade etti.

"İMTİYAZLI HOLDİNGLERE VE İSRAFA GELİNCE MİLYARLAR BULUNUYOR"

Erbakan, kamu kaynaklarının kullanımında adalet olmadığını savunarak, millete gelince kaynak bulunamadığını ancak faiz, imtiyazlı holdingler ve israf söz konusu olduğunda milyarlarca liranın bir gecede bulunabildiğini söyledi.

Erbakan, "Türkiye'nin makus talihi bir kez daha cereyan etti. Millete gelince vakit yok, nakit yok, çözüm yok, kaynak yok ama faize gelince, imtiyazlı holdinglere gelince, israfa gelince milyarlar bir gecede bulunuyor" diye konuştu.

"F-35'LER VE CAATSA YAPTIRIMLARINDA SONUÇ ALINAMADI"

Türkiye'nin NATO Zirvesi'nden savunma sanayi alanında beklentilerini karşılayacak sonuçlarla dönemediğini belirten Erbakan, F-35 savaş uçaklarının teslim edilmesi, F-16 modernizasyonu ve KAAN savaş uçağı için motor temini konularında somut bir ilerleme sağlanamadığını söyledi.

ABD'nin Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda da güvence verilmediğini belirten Erbakan, buna karşın Türkiye'nin yeni savunma ve enerji taahhütlerinde bulunduğunu ileri sürdü.

Erbakan, "Trump'ın bütün kibriyle ve üstenciliğiyle söylediği tek şey 'Son kararımı vermedim ama olumlu düşünüyorum' cümlesi oldu. Bunun manası küçümseyici ve üstenci bir 'bakarız' cümlesidir. Herhangi bir vaat yok, herhangi bir güvence yok, son derece kibirli bir şekilde duruma göre 'vakti gelince bakarız' demiş oldu" dedi.

"TÜRKİYE MASAYA EV SAHİBİ OLARAK OTURDU, GARSON OLARAK KALKTI"

NATO Zirvesi'ne ilişkin en sert değerlendirmesini bu sözlerle yapan Erbakan, Türkiye'nin zirveden beklediği stratejik kazanımları elde edemediğini savundu. Erbakan, "Türkiye, NATO Zirvesi'nde masaya ev sahibi olarak oturdu ama garson olarak kalktı" ifadelerini kullandı.

GAZZE EYLEMLERİ VE MAVİ MARMARA GÖNÜLLÜLERİNE YÖNELİK İŞLEMLERİ ELEŞTİRDİ

Fatih Erbakan, NATO Zirvesi öncesinde Gazze ve Filistin'e destek amacıyla eylem hazırlığında bulunan bazı kişilerin gözaltına alınmasını da eleştirdi. Mavi Marmara gönüllülerine yönelik işlemlerin doğru olmadığını belirten Erbakan, iktidarın Filistin konusundaki söylemleri ile uygulamaları arasında çelişki bulunduğunu savundu. Erbakan, Kürecik Radar Üssü'nün faaliyetlerini de eleştirerek, Türkiye'nin Filistin konusunda daha net ve bağımsız bir politika izlemesi gerektiğini ifade etti.

"ÇÖZÜM D-8'DEDİR"

Yeniden Refah Partisi olarak dış politikada D-8'in yeniden etkin hale getirilmesini savunduklarını belirten Erbakan, merhum Necmettin Erbakan'ın ortaya koyduğu "adil düzen" anlayışının Türkiye için çıkış yolu olduğunu söyledi.

Erbakan, "Sorun bu milletin kabiliyetinde değil, bütçeyi faiz lobisine akıtıp sonra da Washington'dan motor ve uçak dilenen montajcı zihniyettedir. Çözüm ise D-8'dedir ve adil düzendedir" dedi. İktidara çağrıda bulunan Erbakan, teslimiyet siyasetinden vazgeçilmesini, D-8'in yeniden canlandırılmasını ve D-60 projesinin hayata geçirilmesini istedi.

"ASGARİ ÜCRET 55 BİN LİRA OLMALIDIR"

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erbakan, yıllık enflasyonun yüzde 32 olarak gerçekleşmesine rağmen emekli maaş artışlarının daha düşük oranlar üzerinden hesaplanmasını eleştirdi.

TÜRK-İŞ'in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verilerine dikkat çeken Erbakan, mevcut ücretlerin vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu savundu. En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini ifade eden Erbakan, "Asgari ücret de yoksulluk sınırının yarısı seviyesinde, yani 55 bin lira olmalıdır" dedi.

"FİNANSMAN FAİZ GİDERLERİNDEN SAĞLANABİLİR"

Erbakan, emekli maaşı ve asgari ücret artışının finansmanının faiz giderlerinden karşılanabileceğini söyledi. "Bir senede faiz lobilerine aktardığınız 2,7 trilyon lirayı oradan kurtarsanız, aileleriyle birlikte 30 milyon insanın yüzünü güldürebilirsiniz" diyen Erbakan, bunun bir tercih meselesi olduğunu belirtti.

Erbakan, Türkiye'de "önce millet" anlayışına sahip bir iktidara ihtiyaç olduğunu ifade ederek, "Önce imtiyazlılar" anlayışına sahip iktidarların bu meseleyi çözemeyeceğini söyledi.

"BORÇ, ZAM, VERGİ EKONOMİSİ YERİNE ÜRETİM EKONOMİSİ KURACAĞIZ"

Fatih Erbakan, konuşmasının sonunda ekonomik adalet ve üretim odaklı kalkınma vurgusu yaptı. Erbakan, "Önce millet anlayışı ile paylaşımda adaleti sağlayacağız. Borç, zam, vergi ekonomisi yerine üretimi, istihdam ve ihracat odaklı bir ekonomiyi inşallah Türkiye'de hâkim kılacağız. Adil düzen ekonomisini inşallah Türkiye'de hâkim kılacağız" ifadelerini kullandı.

Kaynak : PERRE

Günün Diğer Haberleri