Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Adıyaman Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla "Tam bağımsızlığa ve Cumhuriyet'e açılan yol" başlıklı bir açıklama yayımladı.
30 Ağustos 1922'nin Türk milletinin tarihsel yürüyüşündeki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Özcan, Büyük Zafer'in milletin kendi kaderini belirleme iradesinin tarihsel ifadesi olduğunu kaydetti.
'BÜYÜK ZAFER YALNIZCA ASKERİ BİR BAŞARI DEĞİLDİR'
Büyük Zafer'in Türkiye Cumhuriyeti'ne giden siyasi sürecin önünü açtığını ifade eden Özcan, şunları söyledi:
"30 Ağustos 1922, Türk milletinin tarihsel yürüyüşündeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başkomutanlığında kazanılan Büyük Zafer, yalnızca askeri bir başarı değildir. Aynı zamanda ulusal bağımsızlığın, millet egemenliğinin ve Cumhuriyet'e uzanan siyasi sürecin temel aşamasıdır.
Bu yönüyle 30 Ağustos, Türk milletinin kendisine dayatılan geleceği reddederek kendi kaderini belirleme iradesinin tarihsel ifadesidir."
'TÜRK MİLLETİ SEVR'İ KABUL ETMEDİ'
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Anadolu'nun işgal edildiğini ve Türk vatanının parçalanmak istendiğini hatırlatan Özcan, 10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması'nın bu paylaşım politikasının hukuki zemini olarak tasarlandığını belirtti.
Özcan, "Sevr ile Türk milletinin bağımsızlığının ve egemenliğinin ortadan kaldırılması, Anadolu'nun büyük bölümünün yabancı güçlerin denetimine bırakılması hedeflenmiştir. Ancak Türk milleti bu teslimiyet belgesini kabul etmemiştir" dedi.
'MİLLİ MÜCADELE TAM BAĞIMSIZLIK HEDEFİYLE YÜRÜTÜLDÜ'
Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışıyla başlayan Milli Mücadele'nin, teslimiyetin reddedilerek örgütlü bir bağımsızlık hareketine dönüşmesi anlamına geldiğini belirten Özcan, şöyle devam etti:
"Amasya Genelgesi'nde milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının kurtaracağı ilan edilmiş; Erzurum ve Sivas kongrelerinde manda ve himaye kesin biçimde reddedilmiştir. Böylece Milli Mücadele'nin temel hedefi açıkça ortaya konmuştur: Tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik."
'YA İSTİKLAL YA ÖLÜM KARARLILIĞIYLA MÜCADELE EDİLDİ'
Milli Mücadele'nin yalnızca Anadolu'yu işgal eden emperyalist güçlere karşı yürütülmediğini ifade eden Özcan, bağımsızlık hareketini engellemeye çalışan ve işgal politikalarına destek veren iç unsurlarla da mücadele edildiğini kaydetti.
Anadolu'nun büyük bir yoksulluk içinde bulunduğunu, halkın yorgun ve ordunun imkanlarının sınırlı olduğunu belirten Özcan, "Buna rağmen Türk milleti bağımsız yaşama iradesinden vazgeçmemiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Ya istiklal ya ölüm!' sözü, bu kararlılığın en açık ifadesi olmuştur" değerlendirmesinde bulundu.
'30 AĞUSTOS ZAFERİ İLE SEVR TARİHİN ÇÖP SEPETİNE ATILDI'
Büyük Taarruz'un 26 Ağustos 1922'de başladığını ve 30 Ağustos'ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin bir zafere ulaştığını hatırlatan Özcan, şunları kaydetti:
"Türk ordusunun kazandığı bu zafer, Anadolu'daki işgalin sona ermesinin yolunu açmıştır. Emperyalist devletlerin Sevr üzerinden kurmak istediği paylaşım düzeni de fiilen ortadan kaldırılmıştır. Başka bir ifadeyle 30 Ağustos Zaferi ile Sevr, tarihin çöp sepetine atılmıştır."
BÜYÜK ZAFER'DEN LOZAN VE CUMHURİYET'E
Büyük Zafer'in ardından başlayan siyasi ve diplomatik sürecin, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir aşamaya ulaştığını belirten Özcan, Lozan ile Türk milletinin bağımsızlığının ve yeni Türk devletinin egemenliğinin uluslararası düzeyde kabul edildiğini ifade etti.
Özcan, şöyle konuştu:
"Sevr'in öngördüğü parçalanmış ve bağımlı yapı yerine, bağımsız ve egemen bir devlet tarih sahnesindeki yerini almıştır. Bu tarihsel süreç, 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanıyla siyasi sonucuna ulaşmıştır.
30 Ağustos, Lozan ve Cumhuriyet birbirinden bağımsız tarihsel gelişmeler değildir. Büyük Zafer, Lozan'ın yolunu açmış; Lozan bağımsızlığımızı uluslararası düzeyde güvence altına almış; Cumhuriyet ise Milli Mücadele'nin tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik anlayışını kurumsallaştırmıştır."
'CUMHURİYET BÜYÜK BEDELLERLE KAZANILAN MÜCADELENİN ÜRÜNÜDÜR'
Türkiye Cumhuriyeti'nin kendiliğinden bırakılmış bir miras olmadığını vurgulayan Özcan, Cumhuriyet'in büyük bedeller ödenerek kazanılan bağımsızlık mücadelesinin ürünü olduğunu söyledi.
Özcan, "Cumhuriyet; cephede savaşan askerlerin, Anadolu'nun yokluklarını omuzlayan halkın, kağnısıyla cephane taşıyan kadınların ve bağımsızlık idealine inanan bir milletin ortak eseridir" dedi.
'CUMHURİYETİN TEMELİNDE TAM BAĞIMSIZLIK VARDIR'
Cumhuriyet'in temel değerlerine dikkat çeken Özcan, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyetin temelinde tam bağımsızlık vardır. Ulusal egemenlik vardır. Laiklik, akıl, bilim, eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü ve çağdaşlaşma vardır. Cumhuriyet, egemenliğin kaynağını bir hanedandan alıp millete veren büyük bir siyasi ve toplumsal dönüşümdür."
'30 AĞUSTOS'UN ANLAMI BUGÜN DE GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR'
Büyük Zafer'in üzerinden 104 yıl geçmesine rağmen 30 Ağustos'un taşıdığı anlamın güncelliğini koruduğunu belirten Özcan, tarihin yalnızca geçmişi anlatmadığını, geleceğe ilişkin sorumlulukları da hatırlattığını söyledi.
Türkiye'nin bağımsızlığını, ulusal egemenliğini ve Cumhuriyet'in temel değerlerini aşındırmayı göze alan anlayışların günümüzde de bulunduğunu savunan Özcan, ülkenin geleceğini dış güçlerin iradesine, çıkarlarına veya dayatmalarına bağlamayı doğal gören yaklaşımlara karşı uyarıda bulundu.
Özcan, "Tarihin çöplüğüne atılan Sevr'in temsil ettiği bağımlılık ve teslimiyet düşüncesine özlem duyan çevrelerin varlığı da görmezden gelinemez" ifadelerini kullandı.
'BAĞIMSIZLIK İRADESİ KARŞISINDA BAŞARILI OLAMAYACAKLAR'
Türk milletinin bağımsızlık iradesinin geçici olmadığını vurgulayan Özcan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Sevr anlayışı bundan yüz yıl önce Türk milletinin bağımsızlık iradesi karşısında nasıl yenilgiye uğradıysa, bugün ve gelecekte de aynı irade karşısında başarılı olamayacaktır.
Çünkü Türk milletinin bağımsızlık bilinci, 30 Ağustos'ta ortaya çıkmış geçici bir tutum değildir. Bu bilinç, Cumhuriyet'in kurucu değerlerinin temelidir. Türkiye'nin geleceğini başka merkezlerin iradesine teslim etmeyi amaçlayan hiçbir anlayış, milletimizin bağımsızlık kararlılığının üzerinde kalıcı bir güç oluşturamaz."
'30 AĞUSTOS BİR BAĞIMSIZLIK BİLİNCİDİR'
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak 30 Ağustos'u yalnızca geçmişte kazanılmış askeri bir zafer olarak değerlendirmediklerini belirten Özcan, Büyük Zafer'in bugün ve gelecek açısından bir bağımsızlık bilinci olduğunu söyledi.
Özcan, "Bizlere düşen görev; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tam bağımsızlık anlayışına sahip çıkmak, ulusal egemenliği korumak, laik ve demokratik Cumhuriyet'i güçlendirmek, aklı ve bilimi rehber edinmek ve Cumhuriyet'in kazanımlarını gelecek kuşaklara taşımaktır" dedi.
'SEVR'İ GEÇERSİZ KILAN İRADE, TÜRK MİLLETİNİN İRADESİDİR'
Prof. Dr. Kenan Özcan, açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi:
"Sevr'i geçersiz kılan irade, Türk milletinin bağımsızlık iradesidir.
Lozan'ı mümkün kılan güç, 30 Ağustos'ta kazanılan Büyük Zafer'dir.
Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran düşünce ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tam bağımsız, laik, çağdaş ve egemen Türkiye idealidir.
104 yıl önce olduğu gibi bugün de biliyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığından, ulusal egemenliğinden ve Cumhuriyet'in temel değerlerinden ödün verilmesini amaçlayan hiçbir girişim başarıya ulaşamayacaktır.
Başta Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele'nin bütün kahramanlarını saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Vatanın bağımsızlığı uğruna yaşamlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi şükranla yad ediyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yılı kutlu olsun."
Kaynak : PERRE