Numan Kurtulmuş’tan 467 oy sonrası yeni anayasa mesajı: ‘Siyasi iklim artık olgunlaştı’

ANKARA (PERRE) - (Şeriban ÖZÇAKMAK) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesini değerlendirerek, ortaya çıkan siyasi tablonun yeni anayasa süreci açısından da önemli olduğunu söyledi. Kurtulmuş, "Ben artık siyasi iklimin olgunlaştığını, Türkiye'nin yeni ve sivil bir anayasa yapmaya muktedir olduğunu düşünüyorum" dedi.

GÜNCEL - 12-08-2026 13:47

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda "Terörsüz Türkiye" sürecini, TBMM Genel Kurulu'nda 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edilen "Çerçeve Yasa"yı, sürecin bundan sonraki aşamalarını ve yeni anayasa tartışmalarını değerlendirdi.

Kurtulmuş, kanunun TBMM'de yüksek oy oranıyla kabul edilmesini toplumun "Terörsüz Türkiye" sürecine verdiği desteğin siyasete yansıması olarak değerlendirdi.

'467 OY BEKLENTİLERİMİZİN DE ÜZERİNDE'

Kanunun 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edilmesine dikkat çeken Kurtulmuş, bunun TBMM'de nadiren görülen bir destek seviyesi olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "Milletin kahir ekseriyetinin Terörsüz Türkiye'ye vermiş olduğu desteğin siyasete yansımasıdır. Partilerin içerisinde farklı görüşler olabilir ama hakikaten bizim de beklentilerimizin çok üstünde 467 rakamı, çok nadir görülen bir rakam. Bunun milletin vermiş olduğu desteğin siyasete yansıması şeklinde okunması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Türkiye'de toplumun terörden yorulduğunu ifade eden Kurtulmuş, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da son dönemde güvenlik ortamının turizm ve yatırım açısından olumlu sonuçlar doğurduğunu savundu.

'ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİN HASSASİYETLERİ GÖZETİLDİ'

Yasanın hazırlanmasında şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin dikkate alındığını belirten Kurtulmuş, düzenlemenin devlet ile bir etnik grup arasında "barış yasası" olarak değerlendirilmesini doğru bulmadığını söyledi.

Kurtulmuş, "Bu yasanın meselesi etnik gruplar arasında bir barış değil ya da devletin bir grupla barış sağlaması değil. Devlet herhangi bir şekilde bir savaşın içerisine girmedi ki barış olsun. Silahlı bir terör örgütü kalkışması vardı. Şimdi silahlı terör örgütü 'Kendi kendimi feshediyorum, silahlarımı teslim ediyorum' diyor. Bu süreçle birlikte terörün tamamen ortadan kaldırılması için yapılan bir yasal düzenlemedir" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE MODELİ DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK'

Sürecin başarıyla sonuçlanması halinde ortaya çıkacak modelin uluslararası alanda örnek gösterileceğini savunan Kurtulmuş, Türkiye'nin bölgedeki gelişmeler karşısında iç bütünlüğünü güçlendirmesi gerektiğini söyledi.

Kurtulmuş, "Ortaya koyduğumuz bu Türkiye modeli, bu barış ve esenliğin sağlanması süreci Allah'ın izniyle tamamlandığında bütün dünyaya örnek olacak. Siyasal bilgiler ve hukuk fakültelerinde ders olarak okutulacaktır" dedi.

Türkiye'nin "iç kaleyi tahkim etmek" zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, ülkenin insan ve mali kaynaklarını artık terör nedeniyle kaybetmemesi gerektiğini kaydetti.

'BU YASA HER ŞEYİN BİTTİĞİ ANLAMINA GELMİYOR'

Türkler ve Kürtler arasında tarihsel birlik bulunduğunu belirten Kurtulmuş, herkesin düşüncesini demokratik siyaset içerisinde ifade edebilmesi gerektiğini söyledi.

Kanunun sürecin sonu değil yeni bir aşamanın başlangıcı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Ben raporun kapıyı araladığını, kabul edilen yasanın da kapıyı tamamen açtığını görüyorum. Karşımıza çıkan yeni bir yoldur. Bu yol Türkiye'de gerçekten birliğin, beraberliğin, kardeşliğin yoludur" diye konuştu.

'HUSUMETE DAYALI SİYASİ DİL GERİDE KALMALI'

Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi açısından siyasetçilerin kullandığı dile dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, eski siyasi alışkanlıkların terk edilmesi çağrısında bulundu.

"Husumete dayalı ya da karşıtlıklara dayalı bir dilin bırakılması gerektiğini düşünüyorum" diyen Kurtulmuş, siyasi aktörlerin yalnızca kendi seçmen tabanlarını memnun etmeye yönelik söylemler yerine toplumun tamamına hitap eden bir siyaset geliştirmesi gerektiğini ifade etti.

KURTULMUŞ: 'EN BELLİ BAŞLI TEHDİT İSRAİL'DİR'

Sürece yönelik dış tehditlerin sorulması üzerine Kurtulmuş, "En belli başlısı şu anda mevcut bütün Orta Doğu ülkeleri için olan İsrail tehdididir" dedi.

Türkiye'nin geçmişte terörü sona erdirmeye yönelik bazı girişimlerinin provokasyonlarla engellendiğini savunan Kurtulmuş, mevcut süreçte de benzer girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.

Kurtulmuş, Türkiye'de ilk kez bu ölçekte geniş bir siyasi ve fikrî mutabakat oluştuğunu belirterek, "Bunun kıymetini bilmek lazım" değerlendirmesinde bulundu.

VALİLERE 'PROVOKASYONLARA KARŞI UYANIK OLUN' MESAJI

Kurtulmuş, 81 ilin valileri ve mülki amirleriyle yapılacak toplantıda sürecin hassasiyetleri ile alınması gereken tedbirlerin gündeme geleceğini belirtti.

İllerde ortaya çıkabilecek provokasyonlara karşı önceden tedbir alınması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, valiler ve emniyet birimlerinin bu konuda dikkatli olmalarının önem taşıdığını ifade etti.

'AF YASASI' ELEŞTİRİLERİNE YANIT VERDİ

Çerçeve Yasa'nın "af yasası" olduğu veya ulus devlet yapısını zedelediği yönündeki eleştirilere katılmadığını belirten Kurtulmuş, bu değerlendirmeleri "maksadını aşan eleştiriler" olarak nitelendirdi.

Bununla birlikte farklı görüşlerin dile getirilmesinin demokratik siyasetin doğal sonucu olduğunu söyledi.

'YASANIN İÇİNE ÜÇ EMNİYET SİBOBU YERLEŞTİRİLDİ'

Kanunun uygulanması sırasında üç ayrı güvence mekanizması öngörüldüğünü belirten Kurtulmuş, bunları "emniyet sibobu" olarak tanımladı.

Kurtulmuş'a göre ilk aşamada örgütün silah bıraktığının ve kendisini feshettiğinin güvenlik birimlerince tespit edilmesi ve bunun Milli Güvenlik Kurulu tarafından karara bağlanması gerekiyor.

İkinci aşamada kanun kapsamında oluşturulacak Kurul devreye girecek. Kurtulmuş, uygulamanın toplu biçimde değil, dosyalar üzerinden yürütüleceğini ifade ederek, "Bu bir genel af değil. Tek tek her bir dosya hakkında değerlendirme yapılacak" dedi.

Üçüncü güvence mekanizmasının ise TBMM bünyesinde oluşturulacak İzleme Komisyonu olduğunu belirten Kurtulmuş, komisyonun süreci çok partili bir yapıyla takip edeceğini söyledi.

'TOPLU BİR DÜZENLEME YOK, DOSYALAR TEK TEK İNCELENECEK'

Kanundan yararlanacak kişiler bakımından otomatik ve toplu bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunan Kurtulmuş, terörle bağlantılı kişilerin başvuru yapacağını ve dosyaların ayrı ayrı değerlendirileceğini ifade etti.

Kurtulmuş, "Kimisine olumlu, kimisine olumsuz yaklaşım sergilenebilir" dedi.

İnfaz hükümlerine de değinen Kurtulmuş, 15 yılın altında cezası bulunanlar için 5, daha ağır cezalarda ise 10 yıllık infaz ertelemesi öngörüldüğünü hatırlattı.

Kurtulmuş ayrıca örgütün üst düzey yönetiminin kanunun birinci maddesi kapsamında dışarıda bırakıldığını söyledi.

'YASA ÇIKARMAK İŞİN EN KOLAY KISMIDIR'

Çerçeve Yasa'nın kabul edilmesiyle yasama sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı yönündeki soruyu da yanıtlayan Kurtulmuş, kanunun önemli ancak tek başına yeterli olmadığını söyledi.

"Yasa çıkarmak işin en kolay kısmıdır" diyen Kurtulmuş, asıl meselenin siyasi ve toplumsal zihniyetin dönüşmesi olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, "Mühim olan zihinlerin, zihniyetlerin, siyasi bakışın, fikrî bakışın değişmesi, dilin ve kalbin tashih edilmesidir. Hepimiz bu ülkenin ortak ve eşit yurttaşlarıyız" dedi.

Sürecin olumlu ilerlemesi halinde yeni yasal düzenlemelerin de gündeme gelebileceğini belirten Kurtulmuş, Kurulun ihtiyaç duyması ve TBMM'nin uygun görmesi durumunda yeni kanunların çıkarılabileceğini söyledi.

467 OYUN ARDINDAN YENİ ANAYASA MESAJI

Kurtulmuş'un açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise Çerçeve Yasa için oluşan 467 milletvekilli geniş desteğin yeni anayasa çalışmalarına yansıyıp yansımayacağına ilişkin değerlendirmesi oldu.

Yeni anayasanın siyasi bir tercih olmanın ötesinde Türkiye açısından bir zorunluluk olduğunu savunan Kurtulmuş, "Heyecanlanmanın ötesinde yeni bir anayasa yapmak Türkiye'nin boynuna borçtur. Bu, siyasetin topluma karşı bir sorumluluğudur" dedi.

Dönem TBMM'nin yeni anayasa hazırlamak açısından uygun bir siyasi aritmetiğe sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, parlamentoda çok sayıda siyasi partinin ve farklı görüşün bulunmasının uzlaşma açısından bir avantaj oluşturabileceğini söyledi.

'TÜRKİYE SİVİL BİR ANAYASA YAPMAYA MUKTEDİR'

Türkiye'nin "yeni, çağdaş, milli, özgürlükçü ve eşitlikçi" bir anayasaya ihtiyacı bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, bunun herhangi bir siyasi partinin tek başına talebi olmadığını savundu.

Kurtulmuş, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Ben artık siyasi iklimin olgunlaştığını, Türkiye'nin yeni bir anayasa yapmaya muktedir olduğunu, sivil bir anayasa yapmaya muktedir olduğunu düşünüyorum. Bunun için üzerimize ne düşüyorsa bu sorumluluğu yerine getireceğiz. Bu tablo böyle davranılmasını cesaretlendirecek bir tablodur."

Böylece Çerçeve Yasa'nın 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edilmesi sonrasında TBMM Başkanı Kurtulmuş, Meclis'te oluşan geniş uzlaşma zemininin yeni anayasa çalışmalarına da taşınabileceği mesajını vermiş oldu.

Kaynak : PERRE

Günün Diğer Haberleri