Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı (TURKAV) Adıyaman Şube Başkanı Yusuf Babar, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin mevcut potansiyelinin daha etkin kullanılması gerektiğini belirterek konuya ilişkin basın açıklaması yaptı.
Babar açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
SAĞLIKLI HAYAT MERKEZLERİ DAHA ETKİN VE PROFESYONEL YÖNETİLMELİDİR
"Sağlık, yalnızca hastalık ortaya çıktığında tedavi sunmak değildir. Asıl hedefimiz; vatandaşlarımızın hastalanmadan önce bilinçlendirilmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılması ve koruyucu sağlık hizmetlerinin toplumun her kesimine ulaştırılması olmalıdır.
Bu noktada Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), toplum sağlığı açısından son derece önemli bir görevi yerine getirmektedir. Ancak bu merkezlerin sahip olduğu potansiyelin daha güçlü bir şekilde ortaya çıkarılması gerektiğine inanıyoruz.
Öncelikle açıkça ifade ediyoruz:
Sağlıklı Hayat Merkezleri, profesyonel ve alanında uzman yöneticiler tarafından, başkanlık veya başkan yardımcılığı düzeyinde güçlü bir koordinasyon anlayışıyla yönetilmelidir.
Çünkü SHM'lerin görevi yalnızca merkez içerisinde hizmet vermek değildir. Bu merkezler; aile hekimlerinden okullara, mahallelerden üniversitelere, kamu kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir saha organizasyonunun merkezinde olmalıdır.
Sağlıklı beslenme, obeziteyle mücadele, fiziksel aktivitenin artırılması, bağımlılıkla mücadele, psikososyal destek, kronik hastalıkların önlenmesi ve toplumun sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi gibi çalışmaların daha geniş kitlelere ulaştırılması gerekmektedir.
TOPLUMUN TAMAMINA ULAŞILMALIDIR
Bugün vatandaşlarımızın önemli bir bölümünün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde hangi hizmetlerin sunulduğundan yeterince haberdar olmadığı görülmektedir.
Bu nedenle SHM'lerin faaliyetleri sadece kurum içerisinde duyurulmamalı, sahaya inilerek vatandaşın ayağına götürülmelidir.
Bu konuda;
Muhtarlarımızla mahalle bazlı sağlık ve sağlıklı yaşam çalışmaları,
Öğretmenlerimiz ve okullarımızla çocuk ve gençlere yönelik sağlıklı yaşam ve spor programları,
İmamlarımız ve din görevlilerimizle toplumun geniş kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları,
Kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla toplum sağlığı projeleri,
Aile hekimlerimizle vatandaşların SHM'lere yönlendirilmesini sağlayacak güçlü bir iletişim ve takip sistemi,
Üniversitelerimizle bilimsel araştırmalar, eğitimler, saha çalışmaları ve sağlık projeleri, koordineli şekilde yürütülmelidir.
Bunun yanında belediyeler, gençlik ve spor kuruluşları, iş yerleri ve diğer kamu kurumlarıyla ortak projeler geliştirilerek sağlıklı yaşam kültürü mahalle mahalle, okul okul ve kurum kurum yaygınlaştırılmalıdır.
SHM'LERDE SPOR VE FİZİKSEL AKTİVİTE GÜÇLENDİRİLMELİDİR
Sağlıklı yaşamın en önemli unsurlarından biri de düzenli ve bilinçli fiziksel aktivitedir.
Bu nedenle Sağlıklı Hayat Merkezlerinin bünyesinde donanımlı spor ve egzersiz alanları oluşturulmalı; bu alanlarda vatandaşlarımıza yaşlarına ve sağlık durumlarına uygun programlar hazırlanmalıdır.
Beden eğitimi öğretmenleri, uzman antrenörler, fizyoterapistler ve gerekli sağlık personelinin koordinasyonuyla çocuklarımızdan gençlerimize, yetişkinlerden ileri yaştaki vatandaşlarımıza kadar farklı gruplara yönelik güvenli egzersiz programları uygulanmalıdır.
Buradaki amaç yalnızca sporcu yetiştirmek değil; hareketli bir toplum, sağlıklı bireyler ve hastalıkların oluşmadan önlenmesine katkı sağlayan bir yaşam kültürü oluşturmaktır.
SAĞLIKTA KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON ŞARTTIR
Sağlık hizmetlerinin başarısı, kurumların birbirinden bağımsız çalışmasıyla değil, aynı hedef doğrultusunda koordineli hareket etmesiyle mümkündür.
Bu nedenle Sağlıklı Hayat Merkezleri ile aile hekimlikleri, hastaneler, üniversiteler, okullar, yerel yönetimler, muhtarlıklar, sivil toplum kuruluşları ve toplumun kanaat önderleri arasında sürekli ve kurumsal bir iş birliği mekanizması kurulmalıdır.
Her mahallede hangi ihtiyaçların bulunduğu tespit edilmeli, risk grupları belirlenmeli ve çalışmalar bu ihtiyaçlara göre planlanmalıdır.
Vatandaş SHM'yi bilmeli, SHM vatandaşı tanımalı ve sağlık hizmeti vatandaşın ayağına kadar ulaştırılmalıdır.
Bizim beklentimiz; Sağlıklı Hayat Merkezlerinin sadece tabelası olan kurumlar değil, sahada aktif çalışan, toplumla bütünleşen ve koruyucu sağlık hizmetlerinin gerçek merkezi haline gelen yapılar olmasıdır.
Devletimizin sağlık alanında ortaya koyduğu güçlü hizmet kapasitesinin toplumun en ücra mahallesine kadar ulaştırılması, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu anlayışla Sağlıklı Hayat Merkezlerinin profesyonel yönetim anlayışıyla güçlendirilmesini, toplumun tamamına yönelik etkin tanıtım ve saha çalışmalarının artırılmasını, kurumlar arası iş birliğinin kalıcı hale getirilmesini ve koruyucu sağlık hizmetlerinin daha da güçlendirilmesini gerekli görüyoruz.
Çünkü biz inanıyoruz ki;
Sağlıklı birey, güçlü aile; sağlıklı toplum, güçlü Türkiye demektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Kaynak : PERRE