YENİ Partili Uzun'dan Mekke Anlaşması tepkisi: 'Sorosçuluğun daniskasını siz yapıyorsunuz'

ANKARA (PERRE) - (Şeriban ÖZÇAKMAK) - Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan 'Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. 279 kabul ve 119 ret oyuyla Meclis'ten geçen anlaşma, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölgesel çatışmalarda üstlenebileceği sorumluluklar nedeniyle sert tartışmalara sahne oldu.

GÜNCEL - 06-11-2026 02:50

YENİ Parti İzmir Milletvekili Mehmet Salih Uzun, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na TBMM Genel Kurulu'nda sert tepki gösterdi. Anlaşmanın Türkiye'yi bölgesel çatışmaların tarafı haline getirebileceğini savunan Uzun, iktidara seslenerek, 'Bizim çıkarımız için değil, Türkiye'nin çıkarı için değil, açıkça Amerika'nın ve İsrail'in çıkarı için Türk ordusunu sahaya sürüyorsunuz. Kirli pazarlık masasına Türk ordusunu koyuyorsunuz, işte bu Sorosçuluktur' dedi.

Anlaşmaya göre taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, üç ülkeye birden yapılmış kabul edilecek. Taraflar arasında savunma iş birliği, askeri koordinasyon, istihbarat paylaşımı ve ortak caydırıcılığın güçlendirilmesi öngörülüyor.

'TÜRK ORDUSUNU AMERİKA'NIN VE İSRAİL'İN ÇIKARLARI İÇİN SAHAYA SÜRÜYORSUNUZ'

Genel Kurul'da söz alan YENİ Parti İzmir Milletvekili Mehmet Salih Uzun, ortak savunma anlaşmalarının barış zamanında ve barışı korumak amacıyla yapılması gerektiğini belirterek, Türkiye'nin devam eden bölgesel çatışmaların tarafı haline gelme riskiyle karşı karşıya bırakıldığını savundu.

Uzun, "Burada ise mevcut, var olan, zaten var olan bir sıcak çatışma var ve Türkiye bu mevcut çatışmanın tarafı haline gelecektir, öyle bir riskle karşı karşıyadır. Peki, ne pahasına bu riski üstlenecektir Türkiye, kimin lehine, kimin için? Çatışmanın taraflarına baktığınızda açıkça görülüyor ki Türkiye, İsrail için bu riski üstleniyor, çok açık ki Türkiye İsrail için riske girecektir, çok açık ki Türk ordusu İsrail lehine sahaya sürülecektir." dedi.

İktidarın dış politika tercihlerine yönelik eleştirilerini sürdüren Uzun, George Soros'un Türk ordusuna ilişkin söylediğini belirttiği sözleri hatırlatarak iktidarı Sorosçulukla suçladı.

Uzun, "Bizim çıkarımız için değil, Türkiye'nin çıkarı için değil, açıkça Amerika'nın ve İsrail'in çıkarı için Türk ordusunu sahaya sürüyorsunuz. Kirli pazarlık masasına Türk ordusunu koyuyorsunuz, işte bu Sorosçuluktur. Osman Kavala'yı dokuz yıldır Sorosçu diye hapiste tutuyorsunuz, Sorosçuluğun daniskasını siz yapıyorsunuz. Hepiniz Soroçu olmuşsunuz. Hiç kusura bakmayın, yaptığınız Sorosçuluktur." ifadelerini kullandı.

'DİNİN KUTSALLARINI SİYASETE ALET ETMEK MUAVİYECİLİKTİR'

Anlaşmaya Mekke adının verilmesine de tepki gösteren Uzun, dini kavramların siyasi tercihlere dayanak yapılmasının yanlış olduğunu savundu.

Uzun, "Bu Anlaşma'ya Mekke Anlaşması dediniz. Bunu kim yapıyorsa çok yanlış bir iş yapıyor, bu akıl kimin aklıysa çok yanlış bir iş." diyerek anlaşmanın isimlendirilmesini eleştirdi.

İktidarın kutsal değerleri siyasi amaçlarla kullandığını ileri süren Uzun, "1,5-2 milyarlık İslam dünyasının iman ve inanç dairesine giren kavramlarını, isimlerini kendi siyasi tercihlerinizi tahkim etmek için kullanıyorsunuz, mukaddesatımızı kullanıyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Uzun, konuşmasının devamında bu anlayışı Muaviye dönemine benzeterek, "Bu, Muaviye kafasıdır. Dinin kutsallarını, dinin mukaddeslerini siyasete alet etmek Muaviyeciliktir." dedi.

'TÜRKİYE'NİN EVLATLARI BAŞKALARININ TAHTINI KORUMAK İÇİN CAN VERMEK ZORUNDA DEĞİLDİR'

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu da anlaşmanın imzalandığı 7 Ağustos ile TBMM'ye sunulduğu 21 Ekim arasında geçen süreyi eleştirdi. Meclis onayından önce ittifakın kurumsal mekanizmalarının işletilmeye başlandığını savunan Türkoğlu, yürütmenin hangi yetkiyle hareket ettiğinin açıklanmasını istedi.

Anlaşmanın Yemen'deki çatışmaları kapsayıp kapsamadığını soran Türkoğlu, Suudi Arabistan'ın dahil olduğu bölgesel gerilimlerin Türkiye'yi askeri müdahaleye zorlayabileceğini belirtti.

Türkoğlu, "Biz, Mehmetçik'in Türkiye'nin güvenliğini savunmak yerine başka ülkelerin bölgesel hesapları uğruna ateşe sürüklenmesine razı olmayız. Türkiye'nin evlatları başkalarının tahtını korumak için can vermek zorunda değildir." ifadelerini kullandı.

'YEMEN'DE KAYBETTİĞİMİZ EVLATLARIMIZIN ACISI HALA TÜRKÜLERİMİZDE'

YENİ Parti Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile ilişkilerini geliştirmesine karşı olmadıklarını ancak savunma sanayisinde iş birliği yapmakla başka ülkelerin askeri çatışmalarında sorumluluk üstlenmenin birbirinden farklı olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan'ın bölgesel güvenlik öncelikleriyle Türkiye'nin milli çıkarlarının her zaman örtüşmeyebileceğini belirten Derici, Yemen'de geçmişte yaşanan kayıpları hatırlattı.

Derici, "Türk milletinin hafızasında Yemen'in ne anlama geldiği bellidir. Bir asır önce Anadolu'nun dört bir yanından gidip geri dönmeyen evlatlarımızın acısı bu milletin türkülerinde hala yaşamaktadır." dedi.

Anlaşmanın doğrudan asker gönderme kararı anlamına gelmediği yönündeki açıklamaların gelecekte doğabilecek siyasi ve askeri yükümlülükleri ortadan kaldırmadığını savunan Derici, Türk askerinin hayatını ilgilendiren kararların sonuçları hesaplanmadan alınmaması gerektiğini vurguladı.

'ASKERİ YÜKÜMLÜLÜKLERİN NE OLDUĞU AÇIKLANMALI'

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, anlaşmanın Türkiye'ye sağlayacağı somut güvenlik katkılarının açıklanmasını istedi. Türkiye'nin NATO üyeliğini hatırlatan Şahin, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın Türkiye'nin güvenliğine hangi alanlarda katkı sunacağının belirsiz olduğunu savundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in görüşmeler sırasında Meclis'i bilgilendirmesi gerektiğini belirten Şahin, iki bakanın Genel Kurul'da bulunmamasını eleştirdi.

Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya ise anlaşmanın ikinci maddesinde yer alan yardım yükümlülüğüne dikkat çekerek yardımın nasıl ve hangi koşullarda yapılacağı konusunda iktidar temsilcilerinden farklı açıklamalar geldiğini söyledi.

Anlaşmanın Türkçe ve İngilizce metinleri arasında farklılık olması halinde İngilizce metnin esas alınacağı hükmünü de eleştiren Kaya, askeri yükümlülüklerin yoruma açık bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

DEM PARTİ: 'TÜRKİYE'NİN İHTİYACI SAVAŞ DEĞİL BARIŞ DİPLOMASİSİ'

DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, ortak savunma taahhüdünün bölgesel krizleri birbirine bağlayabileceğini savundu. Suudi Arabistan'ın Yemen'deki çatışmaları ile Pakistan'ın Hindistan ve Afganistan'la yaşadığı gerilimlerin aynı savunma mekanizması içinde ele alınmasının riskler taşıdığını belirtti.

Gökalp, Türkiye'nin bölgesel sorunların çözümünde askeri ortaklıklar yerine müzakereyi, karşılıklı saldırmazlık düzenlemelerini ve barış diplomasisini esas alması gerektiğini ifade etti.

AK PARTİ: 'ANLAŞMANIN OLDUĞU YERDE BARIŞ VE GÜVEN VARDIR'

Muhalefetin eleştirilerine karşı anlaşmayı savunan AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, Türkiye'nin yürüttüğü dış politikanın bağımsızlık, diplomasi ve bölgesel istikrar anlayışına dayandığını söyledi.

Baykoç, "Eğer ki bir anlaşma metninin altında Türkiye Cumhuriyeti devletinin imzası varsa orada barış vardır, huzur vardır, bereket vardır. Eğer ki dünyanın herhangi bir coğrafyasında bizlerin varlığı bulunuyorsa orada güven vardır, istikrar vardır." dedi.

Türkiye'nin NATO yükümlülüklerini yerine getirirken diğer ülkelerle stratejik ortaklıklarını geliştirmesinin çelişki oluşturmadığını savunan Baykoç, Mekke Anlaşması'nın mevcut güvenlik yapısına alternatif değil, tamamlayıcı bir iş birliği olduğunu belirtti.

Baykoç, bölgesel sorunların çözümünde bölge ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade ederek, anlaşmanın kabul edilmesini desteklediklerini söyledi.

MEKKE ANLAŞMASI TBMM'DEN GEÇTİ

Genel Kurul'da yapılan görüşmelerin ardından Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunmayı öngören Mekke Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifi kabul edildi.

Anlaşma, üç ülkenin savunma ve güvenlik alanlarında ortak hareket etmesini, askeri koordinasyonun artırılmasını ve taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının diğer taraflara da yapılmış sayılmasını öngörüyor.

İktidar temsilcileri anlaşmanın kendiliğinden asker gönderilmesini gerektirmediğini ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışı görevlendirmeleri için TBMM'nin anayasal yetkisinin devam edeceğini belirtirken, muhalefet milletvekilleri gelecekte ortaya çıkabilecek askeri yükümlülüklerin Türkiye'yi bölgesel savaşlara sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

Kaynak : PERRE

Günün Diğer Haberleri