Adıyaman Barosu Başkanı Av. Bilal Doğan, beraberindeki avukatlarla birlikte yeni adli yılın açılışı dolayısıyla basın toplantısı düzenledi.

Yeni adli yılın yalnızca takvimde yeni bir sayfanın açılması anlamına gelmediğini belirten Doğan, adaletin toplumdaki karşılığının ve vatandaşların hukuka duyduğu güvenin konuşulması gerektiğini söyledi.

'ADALET, HUKUKUN ÜSTÜN GELMESİDİR'

Bir ülkede mahkemelerin, savcıların ve avukatların bulunmasının tek başına adaletin varlığı için yeterli olmadığını belirten Doğan, şöyle konuştu:

"Adalet; yargının bağımsız ve tarafsız olması, yurttaşın hakkını ararken kendisini güvende hissetmesi ve gücü elinde bulunduranın değil, hukukun üstün gelmesidir. Bugün Türkiye'nin en önemli meselelerinden biri, yargıya duyulan güvenin yeniden ve güçlü biçimde tesis edilmesidir."

Yargı bağımsızlığının bir meslek grubuna veya kuruma tanınan ayrıcalık olmadığını vurgulayan Doğan, "Yargı bağımsızlığı toplumun tamamının güvencesidir. Çünkü bağımsız olmayan bir yargının karşısında vatandaşın hakkı, özgürlüğü ve mülkiyeti de güvencesizdir" ifadelerini kullandı.

'GECİKEN ADALET, İNSANLARIN HAYATINDAN ÇALINAN ZAMANDIR'

Uzun süren davalar, sonuçlandırılmayan soruşturmalar ve uzun tutukluluk sürelerinin adalet duygusunu zedelediğine dikkat çeken Doğan, etkin ve hızlı yargının ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

Doğan, şunları kaydetti:

"Geciken adalet yalnızca gecikmiş bir karar değildir. Bazen bir insanın özgürlüğünden çalınan zamandır. Bazen bir ailenin yıllarca taşıdığı belirsizlik, bazen de hakkını arayan yurttaşın adliyeye olan inancının tükenmesidir. Bu nedenle etkin, hızlı, bağımsız ve tarafsız bir yargı artık ertelenemez bir ihtiyaçtır."

'AVUKATIN HAKKINI SAVUNMAK, YURTTAŞIN SAVUNMA HAKKINI SAVUNMAKTIR'

Avukatların yeni adli yıla önemli ekonomik ve mesleki sorunlarla başladığını ifade eden Doğan, savunmanın yargının kurucu unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

Avukatların ekonomik ve mesleki açıdan güçsüz bırakıldığını, avukata yönelik şiddetin arttığını belirten Doğan, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında sunulan müdafilik hizmetleri ile adli yardım sisteminin sürdürülebilir olmaktan çıktığını söyledi.

Doğan, "Avukatın ekonomik ve mesleki olarak güçsüz bırakıldığı, avukata yönelik şiddetin arttığı, CMK ve adli yardım hizmetlerinin sürdürülebilir olmaktan çıktığı bir ortamda adil yargılanma hakkının eksiksiz biçimde gerçekleşmesi mümkün değildir. Avukatın hakkını savunmak, yurttaşın savunma hakkını savunmaktır. Bu nedenle mesleğimizin onurunu, bağımsızlığını ve özgürlüğünü korumaya devam edeceğiz" dedi.

'ADIYAMAN'DA ADALETİN ANLAMI ÇOK DAHA DERİN'

Adıyaman açısından adaletin farklı ve daha derin bir anlam taşıdığını belirten Doğan, kentin 6 Şubat depremlerinin ardından hala yeniden kurulma mücadelesi verdiğini söyledi.

Depremin yalnızca binaları yıkmadığını vurgulayan Doğan, insanların yaşamlarının, mülkiyet ilişkilerinin, ekonomik düzenlerinin ve geleceğe duydukları güvenin de ağır yara aldığını ifade etti.

Doğan, "Bugün Adıyaman'da adalete erişim; hak sahipliğinden mülkiyet uyuşmazlıklarına, yeniden inşa süreçlerinden tazminat taleplerine kadar pek çok alanda yurttaşlarımızın en temel ihtiyaçlarından biridir" diye konuştu.

'HUKUKA DUYULAN GÜVEN DE YENİDEN İNŞA EDİLMELİ'

Deprem sonrası süreçte adaletin de yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Yıkılan yalnızca binalar değildir. Hukuka duyulan güven de yeniden inşa edilmelidir" dedi.

Adıyaman Barosunun yeni adli yılda hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, yargı bağımsızlığını ve savunma hakkını korumaya devam edeceğini ifade eden Doğan, "Bizim tarafımız bellidir: Hak, hukuk, adalet ve insan hakları" şeklinde konuştu.

'YENİ ADLİ YIL ADALET GETİRSİN'

Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Yeni adli yılın; yargı bağımsızlığının güçlendiği, savunmanın özgür olduğu ve yurttaşlarımızın adalete güven duyduğu bir dönem olmasını diliyoruz. 2026-2027 Adli Yılı'nın bütün yargı camiasına, meslektaşlarımıza ve yurttaşlarımıza adalet getirmesini temenni ediyoruz."

Kaynak : PERRE