İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri öncesinde açıklamalarda bulundu.

Sözcü Gazetesi'nden Saygı Öztürk'ün sorularını yanıtlayan Dervişoğlu, İYİ Parti'nin Adalet Komisyonu'nda teklifin 12 maddesinin tamamına ret oyu verdiğini hatırlatarak, Genel Kurul'da da "hayır" oyu kullanacaklarını söyledi.

'BU METİN BİR TESLİMİYET BELGESİDİR'

Teklifin toplumsal bütünleşmeye hizmet etmediğini savunan Dervişoğlu, düzenlemenin terör örgütü mensuplarına ayrıcalık sağlayacağını ileri sürdü.

Dervişoğlu, "Bu metin toplumsal bütünleşme değil, milletin iradesini ve devletin ciddiyetini daraltan bir teslimiyet belgesidir. Hukuki adıyla bu teklif, terör örgütü mensuplarına imtiyaz sağlayan bir 'örtülü af' düzenlemesidir. O sebeple itiraz ediyoruz" dedi.

Genel Kurul'da sayısal olarak teklifi engelleyemeyebileceklerini ifade eden Dervişoğlu, buna rağmen itirazlarını sürdüreceklerini belirtti.

'5 VE 6. MADDELER ÖZEL AF NİTELİĞİNDEDİR'

Teklifin 5 ve 6'ncı maddelerine ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, 5 ve 10 yıllık erteleme sürelerinin ardından davaların düşmesi ve cezaların infaz edilmiş sayılmasına yönelik düzenlemelerin "özel af" niteliği taşıdığını savundu.

Dervişoğlu, "Mahkûmiyetin sonuçlarını ortadan kaldıran her düzenleme Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre özel aftır. Burada hukuk tersine işletilip terör suçlularına özel 'dost ceza hukuku' uygulanmaktadır" ifadelerini kullandı.

'ÖNCE ÖRGÜT TASFİYE EDİLİR, SONRA YASAL DÜZENLEME YAPILIR'

Sürecin işleyiş biçimini de eleştiren Dervişoğlu, dünyadaki benzer süreçlerde önce silah bırakma ve örgütün tasfiyesinin gerçekleştiğini, ardından hukuki düzenlemelerin gündeme geldiğini söyledi.

Türkiye'de ise bunun tersinin yapıldığını savunan Dervişoğlu, "Önce yasal düzenleme yapılıp, ardından örgütün silah bırakması ve dağılması ümit ediliyor. Bakın 'ümit ediliyor' diyorum. Bir devlet bu şekilde hareket etmez. Terör örgütü diz çöktürdü gibi bir algı yaratılmasına asla izin vermez" dedi.

'BU AÇIK BİR ANAYASAL YETKİ GASPIDIR'

Teklifte Milli Güvenlik Kurulu kararı ve idari kurul mekanizmasına yer verilmesine de tepki gösteren Dervişoğlu, bunun yasama yetkisinin devri anlamına geleceğini ileri sürdü.

Dervişoğlu, "Anayasamızın 7'nci maddesine göre yasama yetkisi devredilemez. Ayrıca 118'inci maddeye göre de MGK sadece danışma organıdır. Meclis'in kanununun uygulanmasını MGK kararına bağlamak yasama yetkisini yürütmeye devretmektir" diye konuştu.

12 EYLÜL HATIRLATMASI

Teklifin 10'uncu maddesinde düzenlemeyi uygulayan kamu görevlilerine yönelik hukuki güvenceye de karşı çıkan Dervişoğlu, 12 Eylül dönemini hatırlattı.

Dervişoğlu, "Görevlilere sınırsız cezasızlık zırhı getiriliyor. Ama bir gerçeği hatırlatmak isterim. 12 Eylül darbecileri de anayasaya geçici bir madde koyup kendilerini koruduklarını sandılar. Sonra da bu iktidar döneminde açılan davada yargılanıp ceza aldılar. Yani böylesi bir ihanete örülecek koruma zırhı günü geldiğinde işe yaramaz" ifadelerini kullandı.

'YEMİNİNİZİ ÇİĞNEMEYİN'

İYİ Parti'nin Genel Kurul'daki tavrının net olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, milletvekillerine doğrudan çağrıda bulundu.

Dervişoğlu, "Milletvekillerine sesleniyorum: Anayasa ve vatanın bütünlüğü üzerine ettiğiniz yemini çiğnemeyin. Bu teslimiyet belgesine el kaldıranları tarih ve millet affetmeyecektir" dedi.

Kaynak : PERRE