Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan 'Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi kabul edildi.
Üç maddelik kanun teklifinin ilk maddesi 4 Kasım'daki görüşmelerde kabul edilirken, komisyonun yerini almaması nedeniyle birleşim kapatılmıştı. 5 Kasım'da devam eden görüşmelerde teklifin kalan iki maddesi de ele alınarak elektronik oylamaya geçildi.
Toplam 398 milletvekilinin oy kullandığı oylamada teklif 279 kabul, 119 ret oyuyla yasalaştı. Oylamada çekimser, geçersiz veya boş oy bulunmadı.
BİR ÜLKEYE SALDIRI ÜÇ ÜLKEYE YAPILMIŞ SAYILACAK
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma ve güvenlik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan 16 maddelik anlaşmanın ikinci maddesi, taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının bütün taraflara yönelik saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor.
Anlaşmaya göre ülkelerden birinin başka bir devlet veya devlet grubu tarafından silahlı saldırıya uğraması halinde diğer taraflar, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkı çerçevesinde saldırıya uğrayan ülkeye yardım sağlayacak.
Sağlanacak desteğin kapsamı ve niteliği, tarafların ihtiyaç değerlendirmesi ve ortak istişareleri sonucunda belirlenecek. Askeri imkan ve kabiliyetlerin kullanılması da alınabilecek tedbirler arasında yer alacak.

ASKERİ DESTEK OTOMATİK OLARAK DEVREYE GİRMEYECEK
Anlaşmanın kolektif savunma hükmü, taraflardan birinin saldırıya uğraması halinde kendiliğinden askeri müdahale anlamına gelmeyecek. Yardımın kapsamı, tarafların karşılıklı istişareler sonucunda mutabakatla alacakları kararlara bağlı olacak.
Ülkelerin kendi anayasal yükümlülükleri, ulusal mevzuatları ve yetkili makamlarının kararları doğrultusunda hareket etmesi öngörülüyor.
Anlaşmanın TBMM'deki görüşmelerinde de Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışına gönderilmesi konusunda Meclisin yetkileri ve Türkiye'nin bölgesel çatışmalarda üstlenebileceği yükümlülükler tartışma konusu olmuştu.
ORTAK TATBİKAT VE İSTİHBARAT PAYLAŞIMI YAPILACAK
Anlaşmanın altıncı maddesi, taraf ülkelerin silahlı kuvvetleri arasında ortak eğitim programları, personel değişimi ve askeri tatbikatların geliştirilmesini düzenliyor. Böylece üç ülkenin askeri birlikleri arasında birlikte çalışabilirlik ve koordinasyonun artırılması hedefleniyor.
Dokuzuncu maddede ise istihbarat paylaşımı öngörülüyor. Taraflar, karşılıklı mutabakatla oluşturulacak güvenli kanallar üzerinden, bilgi güvenliği ve gizlilik yükümlülüklerine uygun biçimde istihbarat paylaşabilecek.
Anlaşma ayrıca terörle mücadele, savunma sanayisi, askeri teknoloji ve ortak güvenlik kapasitesinin geliştirilmesini de kapsıyor.
İLK 10 YIL ANLAŞMADAN ÇEKİLME MÜMKÜN OLMAYACAK
Anlaşmanın 16'ncı maddesine göre ortak savunma düzenlemesi süresiz olarak yürürlükte kalacak. Taraf ülkeler, anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren ilk 10 yıl boyunca çekilme hakkını kullanamayacak.
Bu sürenin tamamlanmasının ardından anlaşmadan ayrılmak isteyen ülkenin, çekilme kararını en az üç ay önceden diğer taraflara diplomatik kanallardan yazılı olarak bildirmesi gerekecek.
Genel gerekçesinde herhangi bir ülkeyi hedef almadığı ve tamamen savunma amaçlı olduğu belirtilen Mekke Anlaşması'nın, Orta Doğu'da bölgesel güvenlik iş birliğini ve kolektif caydırıcılığı güçlendirmesi amaçlanıyor.
TBMM'de kabul edilen kanunla anlaşmanın onaylanması uygun bulunurken, uluslararası anlaşmanın yürürlüğe girmesi için taraf ülkelerin gerekli onay işlemlerini tamamlaması gerekiyor.
Kaynak : PERRE

