YENİ Parti Adıyaman İl Başkanı Av. Ali Murat Bilgiç, PERRE Haber Ajansı'na yaptığı özel açıklamada, Adıyaman ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olan tütün üretiminde yaşanan sorunları değerlendirdi. Tütün alımı yapan firmaların düşük fiyat politikası uyguladığını ve üreticilerin yetiştirdikleri ürünlerin tamamını satın almaktan kaçındığını ileri süren Bilgiç, yaşananların yalnızca çiftçileri değil, Adıyaman ekonomisinin bütün sektörlerini etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Adıyaman'da yaklaşık 36 bin ton tütün üretildiğini belirten Bilgiç, üretimin büyük bölümünün sözleşmeli tarım kapsamında yapıldığını, beş büyük alıcı firmanın üreticilerle sözleşme imzaladığını ifade etti.
'ÖNCEDEN FİRMALAR ÇİFTÇİNİN PEŞİNDE KOŞARDI, ŞİMDİ TÜTÜNÜ ALMIYORLAR'
Adıyaman'da özellikle Virginia ve İzmir tipi tütünlerin yetiştirildiğini belirten Bilgiç, firmaların zaman içerisinde üreticiler üzerindeki ekonomik etkilerini artırdığını savundu.
Bilgiç, "Adıyaman'ın en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi tütün üretimi. Birçok bölgemizde tütünle geçim sağlanabiliyor. Çiftçilerimizin çoğunluğu kendi olanaklarıyla yaptıkları sulu tarım yöntemiyle tütün elde etmeye çalışıyorlar. Yaklaşık 36 bin ton tütün üretimi yapılıyor. Bunların çoğu sözleşmeli üreticilik kapsamında. Adıyaman'da alım yapan beş büyük firmayla imzaladıkları sözleşmeler gereğince üretim yapıyorlar" dedi.
Alıcı firmaların önceki yıllardaki yaklaşımlarının değiştiğini ileri süren Bilgiç, şöyle devam etti:
"Daha önceleri tütün alıcısı firmalar çiftçinin peşinde koşarken, dünyanın her yerinde uyguladıkları yöntemi burada da uygulayarak fazla arz sağlayıp tütünün fiyatını aşağı çekmeye başladılar. Öyle ki sözleşmelerin koşullarına uygun hareket edilmemeye başlandı. Verilen fiyatlar alt seviyeden ödenmeye başlandı. Dolayısıyla tütün üreticisi çok büyük sıkıntı içerisine girdi."
'ÇİFTÇİ İŞÇİNİN PARASINI ÖDEYEMİYOR, TRAKTÖRÜNÜ SATMAYI DÜŞÜNÜYOR'
Tütün yetiştiriciliğinin yoğun iş gücü gerektirdiğini vurgulayan Bilgiç, Adıyaman'daki üreticilerin Şanlıurfa ve çevre illerden mevsimlik tarım işçileri getirerek üretim yaptıklarını belirtti.
Bilgiç, çiftçilerin üretim boyunca işçilik ve diğer giderlerini karşılamak için borçlandıklarını, ürünlerini satamadıkları için de ödeme güçlüğü yaşadıklarını ifade etti.
"İşçi çalıştırılarak elde edilen bir ürün. Sadece aile bireylerinin katılımıyla bu ürünü elde etmek mümkün değil. Birçok çiftçi Urfa'dan, çevre illerden ve köylerden işçi getirerek üretim yapıyor. Onların yevmiyelerini cepten veriyorlar. Tütünlerini paraya çevirince hem giderlerini karşılayacak hem de bir yıllık geçimlerini sağlayacaklardı. Ama maalesef firmalar hem düşük fiyat politikası uygulamaya hem de tütünleri teslim almamaya başladılar."
Üreticilerden kendilerine çok sayıda telefon geldiğini belirten Bilgiç, çiftçilerin yaşadıkları ekonomik sıkıntıları şu sözlerle aktardı:
"Çiftçilerimiz bizleri aramaya başladılar. Ciddi sıkıntı içerisinde olduklarını belirtiyorlar. Birçoğu işçilerin parasını ödeyemediklerini, tütün alımında ödeme sözü verdiklerini ancak bu sözlerini yerine getiremediklerini anlatıyor. Traktörlerini, araçlarını satmak durumunda kalacaklarını söylüyorlar. Birçoğu da yeniden tütün ekmeyeceğini beyan ediyor."
'TÜTÜN ELDE KALIRSA ÇÜRÜME VE KÜFLENME RİSKİ VAR'
Üretilen tütünlerin zamanında satın alınmaması halinde çiftçilerin bir yıllık emeklerinin karşılıksız kalabileceğini belirten Bilgiç, özellikle sulu tarımla yetiştirilen tütünlerin bekletilmesinin ürün kalitesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Bilgiç, "Bu tütün, bizim geleneksel yerli tütünümüz gibi değil. Sulu tarıma dayalı, geniş tarlalarda yapılan bir üretim. Uzmanların belirttiğine göre uzun süre bekletildiğinde çürüme ve küflenme riski taşıyor. İnsanların emeği heba olacak. Bu nedenle şirketlerin, devleti yönetenlerin ve Tarım Bakanlığının gerekli önlemleri almasını, üreticilerin emeklerinin karşılığının ödenmesini bekliyoruz" dedi.
'SAMSAT'TAKİ ÇİFTÇİ SÖZLEŞMESİNİN BİR SURETİNİ BİLE ALAMIYOR'
Sözleşmeli üretim sistemindeki sorunlara da dikkat çeken Bilgiç, bazı çiftçilerin imzaladıkları sözleşmelerin bir örneğine dahi ulaşamadıklarını ileri sürdü.
Samsat ilçesinden kendisini arayan bir üreticinin anlattıklarını paylaşan Bilgiç, şunları söyledi:
"Bugün beni Samsat'tan arayan bir arkadaşın anlattığını söylüyorum. Tarlaya gelip bizimle sözleşme imzalayan firmalar son üç yıldır sözleşme falan imzalamadılar, diyor. Sözleşmenin suretini istiyoruz, alamıyoruz. Nasıl bir hakkımız var? Sözleşmede ne yazıyor, onu bile bilmiyoruz, diye anlatıyorlar."
Üreticilerin haklarını ve yükümlülüklerini bilmeden üretim yapmaya devam ettiğini savunan Bilgiç, sözleşmelerin şeffaf biçimde yürütülmesi ve çiftçilerin haklarının korunması gerektiğini vurguladı.
'TÜTÜNDEN ADIYAMAN'A YILDA 144 MİLYON DOLAR GİRİYOR'
Tütün üretiminin Adıyaman ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Bilgiç, firma yetkililerinden edindiği bilgilere göre tütünün kente yıllık yaklaşık 144 milyon dolarlık ekonomik katkı sağladığını ifade etti.
Bilgiç, bu gelirin azalmasının yalnızca tarım sektörünü değil, kentteki esnafı ve hizmet sektörünü de olumsuz etkileyeceğini belirtti.
"Yaklaşık yıllık 144 milyon dolar civarında Adıyaman'a girdisi olan bir üründen bahsediyoruz. Eğer bu paranın bir kısmı Adıyaman'a girmezse diğer sektörleri de etkiler. Çünkü Adıyaman'da insanlar tütün üretimiyle çocuklarını dershaneye gönderiyorlar, tütünden aldıkları gelirle evlenebiliyorlar, borçlarını ödüyorlar."
Tütün gelirinin kent ekonomisinde geniş bir alana yayıldığını belirten Bilgiç, "Eğer tütündeki bu çıkmaz devam ederse sadece tütün üreticisini değil, onun alışveriş yaptığı diğer sektörleri, diğer esnafı da çok ciddi şekilde zedeler. İnsanlar alacaklarını alamamaya, mal satamamaya başlar. Adıyaman ekonomisi, Türkiye ekonomisinin getirdiği zorlukların yanında yerel nedenlerle de çöker" ifadelerini kullandı.
'ÇİFTÇİ KURULUŞLARI BU SORUNA GEREKTİĞİ GİBİ SAHİP ÇIKMIYOR'
Üreticilerin yaşadığı sorunlar karşısında çiftçi kuruluşlarının yeterince etkili olamadığını savunan Bilgiç, üreticilerin milletvekillerinden ve alıcı firmaların yöneticilerinden çözüm beklemek zorunda kaldıklarını söyledi.
Bilgiç, "Bu Adıyaman çiftçisinde müthiş bir tepkiye neden oldu. Çiftçi kuruluşları da işin açığı bu konuda duyarsızlar. İlin milletvekillerinden ya da şirketlerin yetkililerinden medet umar haldeler. Bu konuya gerektiği gibi sahip çıkmıyorlar" dedi.
'GEREKİRSE BU İŞİN ÖNCÜSÜ OLMAKTAN ÇEKİNMEYİZ'
Üreticilerin artan tepkisinin toplumsal bir harekete dönüşebileceği uyarısında bulunan Bilgiç, önceliklerinin sorunun ilgili kurumlar ve firmalar tarafından çözülmesi olduğunu, ancak sonuç alınamaması halinde çiftçilerin hak arama girişimlerine destek vereceklerini belirtti.
Bilgiç, "Bu toplumsal bir tepkiye de dönüşebilir. Biz bunun farkındayız. İnsanlar bize bu konuda taleplerini iletiyorlar. Biz de gerektiği zaman bu işin öncüsü olmaktan çekinmeyiz. Gerektiği her türlü girişimi de yaparız" dedi.
Sorunun büyümeden çözülmesini istediklerini belirten Bilgiç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Yapmaya çalıştığımız olay, öncelikle bu sorunun çözülmesi. Yani vatandaş sokağa dökülmeden, vatandaş demokratik tepkisini göstermeden bu işin çözülmesi. Ama bunun dışında bir yöntem kalmazsa kamuoyu baskısı bizi de baskı altına alır, odaları da baskı altına alır, çiftçi kuruluşlarını da baskı altına alır.
Bunlara gerek kalmadan sorunun çözülmesini kamuoyundan ve ilgililerden bekliyoruz. Dilerim bu sorun bir an önce çözülür. Yetkililerden bu konuda adım atmalarını bekliyoruz."
Kaynak : PERRE