MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Habertürk Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör'ü partisinin genel merkezindeki makamında kabul etti.

Bahçeli, görüşmede "Terörsüz Türkiye" süreci, TBMM'de kabul edilen Çerçeve Yasa, kamuoyu araştırmaları, Amedspor üzerinden yürütülen kimlik tartışmaları, Mekke Anlaşması, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve yeni anayasa çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"TERÖRLE MÜCADELEDE ÖNEMLİ MESAFELER ALINDI"

"Terörsüz Türkiye" sürecinde ciddi bir zorlukla karşılaşmadıklarını belirten Bahçeli, Türkiye'nin terörle mücadelede önemli başarılar elde ettiğini söyledi.

Süreç öncesinde bölücü faaliyetlerin yol açtığı tahrik ve gerilimlere karşı yapılabilecekler üzerinde çalıştıklarını ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:

"Sürecin başından itibaren çok ciddi bir sıkıntı ve zorlukla karşılaşmadık. Türkiye, terörle mücadele konusunda önemli mesafeler aldı ve başarılar elde etti. Ancak ülke genelinde bölücü faaliyetlerin getirdiği bazı tahrikler ve gerilimler söz konusuydu. Ne yapabileceğimizi düşünüyor, çalışıyor ve kamuoyundaki tartışmaları yakından takip ediyorduk."

1 EKİM'DEKİ TOKALAŞMAYI ANLATTI

Bahçeli, 1 Ekim 2024'te TBMM'nin açılışında DEM Parti sıralarına giderek milletvekilleriyle tokalaşmasına ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Meclisin açılışında yaptığı konuşmada iktidar ile muhalefetin TBMM çatısı altında iş birliği yapmasının önemine dikkat çektiğini hatırlatan Bahçeli, şunları söyledi:

"Konuşmanın ardından AK Parti milletvekilleri Sayın Cumhurbaşkanı için ayağa kalktı. Biz de Cumhur İttifakı olarak aynı şekilde hareket ettik. Ardından DEM Parti tarafına doğru adım attım. Bir taziyeleri vardı, onu yerine getirirken el sıkışma gerçekleşti. Onlar da şaşırdı. Tabii ki kamuoyunun da çok dikkatini çekti."

Bu adımla hem Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclise yönelik çağrısının gereğini hem de insani bir görevi yerine getirdiklerini belirten Bahçeli, 22 Ekim'deki grup konuşmasının ardından sürecin hızlandığını ifade etti.

Bahçeli, "DEM Parti Grubu'nda PKK'nın kendisini feshetmesi ve silah bırakma çağrısında bulunulmasını talep ettik. Sonrasında süreç hızlandı. İmralı'ya heyetler gitti, çeşitli temaslar gerçekleştirildi ve bize gelenler oldu. O günlerde başlayan görüşmeler süreci verimli bir noktaya getirdi." dedi.

"467 RAKAMINI BEN DE BEKLEMİYORDUM"

TBMM bünyesinde kurulan komisyonun çok geniş bir katılımla çalışmalarına başladığını dile getiren Bahçeli, kritik kararlarda üyelerin tamamına yakınının aynı yönde oy kullandığını söyledi.

Komisyonun nihai raporunun 47 oyla kabul edildiğini belirten Bahçeli, TBMM Başkanı'nın yönetiminde 21 toplantı gerçekleştirildiğini kaydetti.

Çerçeve Yasa'nın TBMM Genel Kurulu'nda 467 oyla kabul edilmesine ilişkin değerlendirmesinde Bahçeli, şöyle konuştu:

"Komisyonda sağlanan mutabakat ve kamuoyunun açık biçimde takip ettiği fikir alışverişleri, yasanın çıkarılması konusunda geniş bir uzlaşmayı ortaya koydu. Doğrusu 467 rakamını ben de beklemiyordum. Bu düzeyde bir kabul, toplumsal mutabakatın genişlemesine ve dayanışmanın güçlenmesine vesile oldu. Bu, süreci son derece güçlü kılan bir husustur."

DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DAN MHP'YE ZİYARETLER

Mecliste oluşan mutabakatın sahaya da yansıdığını savunan Bahçeli, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki aşiret liderleri, kanaat önderleri ve toplumun farklı kesimlerinden MHP'ye yoğun ziyaretler gerçekleştirildiğini belirtti.

Bahçeli, "Teşkilatlarımız bölge halkıyla her zaman temas halinde. Bu gelişmelerin ardından aşiret liderleri, kanaat önderleri ve toplumun farklı kesimlerinden partimize akın akın ziyaretler oldu. Bu durum büyük bir kaynaşmaya vesile oldu ve ziyaretler halen devam ediyor." ifadelerini kullandı.

KAMUOYU ARAŞTIRMALARINA YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI

Kamuoyu araştırmalarının sağlam bir yasal zemine kavuşturulması gerektiğini söyleyen Bahçeli, araştırmaların toplumu doğru bilgilendirme sorumluluğu taşıdığını vurguladı.

Bahçeli, "Önüne gelenin araştırma yapması ve bunu ilan etmesi doğru değildir. Bunlar kamuoyu araştırması mı, yoksa kamuoyu ve algı oluşturma çabası mı? Bu tür yaklaşımlar kabul edilemez." dedi.

"SPORU KİMLİKLE EŞLEŞTİRMEK GAFLETTİR"

Amedspor üzerinden yürütülen spor ve kimlik tartışmalarına da değinen Bahçeli, futbolun yalnızca sahadaki mücadeleden ibaret olmadığını, tribünlerdeki hareketliliğin de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tribünlerin maksatlı biçimde kullanılmasından endişe duyduğunu belirten Bahçeli, geçmişte bir Beşiktaş maçında atılan sloganlar nedeniyle kulüp üyeliğinden ayrıldığını hatırlattı.

Sporun etnik, mezhepsel veya siyasi kimliklerle özdeşleştirilmesine karşı olduğunu ifade eden Bahçeli, şunları söyledi:

"Ne olduğu belirsiz bir araştırma üzerinden siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe geçtiğini söylemek, sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir. Siyasi görüşü, etnik kökeni, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun spor; birleştiren, bütünleştiren ve herkesi kucaklayan bir faaliyet olmalıdır. Sporu kimlikle bütünleştirme çabaları Türkiye'yi farklı bir yere götürür. Karşılıklı tepkilerle bazı konular yeniden tehlikeli boyutlara ulaşabilir."

"TOPLUMU HASSAS KONULAR ÜZERİNDEN AYRIŞTIRMAK VAHİM SONUÇLAR DOĞURUR"

Türkiye'de dini hayat üzerine yapılan bir başka araştırmayı da eleştiren Bahçeli, araştırmanın kim tarafından ve hangi yöntemle gerçekleştirildiğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.

Bahçeli, "Bu denli hassas konular üzerinden toplumu ayrıştırmak ve yanlış bilgilendirmek son derece vahim sonuçlar doğurur. İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz ve dinsiz bir toplum gibi göstermek büyük bir saptırma ve beşinci kol faaliyetidir. Türk milleti inançlı, ahlaklı ve imanlıdır; dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine ve kültürel emanetlerine bağlıdır." ifadelerini kullandı.

"MEKKE ANLAŞMASI STRATEJİK DEĞERE SAHİP"

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ve "Mekke Anlaşması" olarak adlandırılan mutabakatı "son derece sağlıklı ve önemli" olarak değerlendiren Bahçeli, anlaşmanın genişleme eğiliminde olmasının stratejik değer taşıdığını söyledi.

İslam dünyasında 57 ülke bulunduğunu hatırlatan Bahçeli, bu ülkelerin büyük nüfusa ve zengin yer altı kaynaklarına sahip olmalarına rağmen mevcut potansiyellerini yeterince değerlendiremediklerini savundu.

Bahçeli, şöyle konuştu:

"Batı karşısında bir lider ülke çıkaramıyorlar. Türkiye'nin liderliğinde bu çalışmalar yürütüldüğü takdirde bu durum bizi merkeze taşır ve dünyada çok daha itibarlı hale getirir. İslam dünyası da bundan büyük fayda görür. Atılan adımlar önemlidir. Pakistan ve Suudi Arabistan'ın yanı sıra diğer ülkelerin katılımıyla bu ittifak çok daha güçlü hale gelecektir."

"CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ SİYASİ İSTİKRARI SAĞLIYOR"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu siyasi istikrarı kalıcı hale getirdiğini savunan Bahçeli, iki dönemlik uygulama sürecinde ortaya çıkan bazı başlıkların gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Bahçeli, "Türkiye'nin her şeyden önce siyasi istikrara ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı kalıcı olarak sağlayan sistem de budur. Aradan geçen iki dönem içerisinde sistemin uygulanmasına ilişkin bazı noktaların gözden geçirilmesi önemlidir. Her şeyden önce sistemin sağlıklı işlemesi için yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır." dedi.

YENİ ANAYASA, SEÇİM VE SİYASİ PARTİLER KANUNU

Seçim Kanunu ile Siyasi Partiler Kanunu'nda yapılabilecek değişikliklere ilişkin de konuşan Bahçeli, düzenlemelerin geniş katılımlı bir müzakere süreciyle ele alınması gerektiğini söyledi.

Siyasetin yanı sıra sivil toplum kuruluşları, aydınlar ve akademisyenlerin de çalışmalara katılması gerektiğini belirten Bahçeli, "Her iki alanda da sistemi güçlendirecek ve aksaklıkları giderecek değişiklikler müzakere edilmelidir. Bu düzenlemeler, yeni anayasa çalışmalarıyla uyumlu biçimde ele alınmalıdır." ifadelerini kullandı.

Kaynak : PERRE